ABD, İslamofobiyle Mücadele Günü toplantısına katılmadı

ABD, İslamofobiyle Mücadele Günü toplantısına katılmadı

İslam üzerine düzenlenen büyük bir küresel toplantı yapıldı, ancak salondaki koltuklara dikkatlice bakıldığında ABD’nin bu etkinlikte hiçbir temsilcisinin bulunmadığı görüldü. Etkinlik, Birleşmiş Milletler tarafından İslamofobiye karşı mücadele amacıyla düzenlendi.

Pazartesi günü ABD, Birleşmiş Milletler’in "İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü" dolayısıyla düzenlediği yıllık etkinlikte konuşma yapmayan tek büyük güç oldu.

Etkinlik, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu salonunda düzenlendi ve organizasyona Türkiye başkanlık etti. İslam ülkelerinin yanı sıra Çin ve Rusya gibi büyük güçler de konuşma yaparak İslamofobiyi kınadı.

Çin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Yardımcısı Sun Lei şöyle konuştu:

“Dünyanın birçok yerinde Müslümanlara karşı nefret, ayrımcılık ve şiddet olayları artmaya devam ediyor.”

Rusya’nın Birleşmiş Milletler Büyükelçi Yardımcısı Maria Zabolotskaya ise şunları söyledi:

“İslam, ülkemizde ikinci en büyük dindir. 20 milyondan fazla vatandaşımız Müslümandır ve onların çıkarlarını korumak Rusya’nın iç ve dış politikasının önemli bir parçasıdır.”

ABD neden katılmadı?

ABD yönetiminin neden bu etkinliğe temsilci göndermediği sorusu gündeme geldi. Rûdaw, bu soruyu ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçiliğine yöneltti ancak şu ana kadar bir yanıt alınmadı.

Oysa 2024 yılında ABD yönetimi Birleşmiş Milletler’de düzenlenen aynı etkinliğe katılmış ve Müslümanlara karşı işlenen suçların artması konusunda uyarıda bulunmuştu.

Guterres’ten uyarı

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres konuşmasında şunları söyledi:

“Ayrımcı söylemler güç sahibi kişiler tarafından dile getirildiğinde, önyargılı yargılar normalleşir. Stereotipler karşı çıkılmadan bırakıldığında kök salar ve politikalara dönüşür. Korkunun kararları yönlendirmesine izin verildiğinde ise bunun sonucu adaletsizlik olur.”

Rûdaw’ın New York muhabiri Namo Abdullah’ın sorusuna yanıt veren Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stéphane Dujarric ise şöyle konuştu:

“Biz bu tür söylemlere karşı sesimizi yükseltiyoruz. Genel Sekreterin siyasi liderlerin konuşmalarını düzenleme yetkisi yoktur ve böyle bir yetkiye de sahip olmak istemez. Ancak dünyada nefret söyleminden tamamen uzak kalan ülke sayısının çok az olduğunu görüyoruz.”

Dujarric ayrıca şunları ekledi:

“Hem gelişmekte olan hem de Batı dünyasındaki birçok ülkede, Müslüman azınlıkların bulunduğu yerlerde nefret söylemi ve İslamofobinin belirgin biçimde arttığını gördük. Bazen bu söylemler açıkça teşvik de ediliyor.”

15 Mart 2019'da Yeni Zelanda'daki Christchurch saldırısının yıl dönümüne atfen, 15 Mart günü BM Genel Kurulu tarafından "İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü" olarak ilan edilmiştir

İslamofobi nedir?

Oxford Sözlüğü, İslamofobiyi “İslam’a veya Müslümanlara karşı nefret ya da adaletsiz muamele” olarak tanımlıyor. Uzmanlara göre İslamofobinin temel sorunu, İslam’ı yalnızca radikal bir yorum üzerinden değerlendirmesi ve Müslümanların ılımlı olamayacağı varsayımına dayanmasıdır.

İslamofobiyle Mücadele Uluslararası Günü, kökenini 2019 yılında Yeni Zelanda’daki bir camiye yapılan saldırıya dayandırıyor. Bu saldırıda onlarca Müslüman hayatını kaybetmişti.

Bugün dünyada yaklaşık 2 milyar Müslüman yaşıyor ve bunların yaklaşık dörtte biri, yaklaşık 150 ülkede azınlık olarak yaşamını sürdürüyor.