Arap düşünür: Suriye’de Kürt sorunu siyasidir; tankla topla çözülmez

Arap düşünür: Suriye’de Kürt sorunu siyasidir; tankla topla çözülmez

Dr. Azmi Beşare, Suriye Geçici Hükümeti’nin Halep ve Şeyh Maksud’daki son uygulamalarını sert bir dille eleştirdi.

Filistinli düşünür ve Arap Araştırma ve Politika Çalışmaları Merkezi Genel Müdürü Dr. Azmi Beşare, Suriye Geçici Hükümeti’nin Halep ve Şeyh Maksud’daki son uygulamalarını sert bir dille eleştirdi. Beşare, Kürt sorununun "güvenlik" değil "siyasi" bir mesele olduğunu belirterek, "Ülkenin ayrılmaz bir parçası olan bir topluluğun taleplerine tankla, topla yanıt veremezsiniz" dedi.

El-Arabi (Al Araby) televizyonuna verdiği röportajda Suriye’deki son gelişmeleri ve Halep’te yaşanan çatışmaları değerlendiren Dr. Azmi Beşare, Esad sonrası dönem için "tehlikeli bir başlangıç" uyarısında bulundu. Beşare, Geçici Hükümet'in orduyu iç anlaşmazlıkları çözmek için kullanmasının ve sivillere yönelik tutumunun kabul edilemez olduğunu vurguladı.

"Devrim intikam aracına dönüşmemeli"

Diktatörlüklerin yıkılmasının ardından kurulacak yeni sistemler için en büyük tehlikenin, kazananların "zafer sarhoşluğuna" kapılması olduğunu belirten Beşare, iktidarın bir intikam aracı olarak kullanılmaması gerektiğinin altını çizdi.

Halep’in Şeyh Maksud mahallesinde yaşananlara dikkat çeken Beşare, şu ifadeleri kullandı:

"Halep’te ve Şeyh Maksud’da gördüğümüz şey, savaşın diktatörlüğe karşı olmaktan çıkıp bileşenlere (halklara) karşı bir savaşa dönüşmesidir. Geçici Hükümet ve Savunma Bakanlığı bir milis gücü gibi davranamaz. İnsanların otobüslere bindirilip mahallelerinden sürülmesi ve zorla göç ettirilmesi, eski rejimin demografik yapıyı değiştirme politikasından farksız, çirkin bir manzaradır."

"Kürt sorunu siyasi bir meseledir"

Suriyeli Kürtlerin durumu hakkında net mesajlar veren Filistinli düşünür, konunun askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini savundu.

Beşare, "Suriye topraklarının ayrılmaz bir parçası olan bir bileşenin taleplerine tank ve topla yanıt veremezsiniz. Bu bir güvenlik sorunu değil, siyasi bir sorundur" değerlendirmesinde bulundu.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) geçmişteki bazı siyasi tutumlarına veya ilişkilerine yönelik eleştirilerin olabileceğini belirten Beşare, ancak bunun sivillere yönelik saldırılar için bir gerekçe olamayacağını söyledi: "Bu eleştiriler, insanların evlerine, çocuklarına silahla saldırılmasına veya zorla göç ettirilmesine mazeret olamaz."

Beşare, bu tür dışlayıcı ve saldırgan yaklaşımların Kürtleri "tamamen ayrılmaya" iteceği uyarısında bulunarak, hedefin vatandaşlık temelinde Suriye’nin birliği olması gerektiğini vurguladı.

"Hükümet dış ajandaları değil, Suriyelileri korumalı"

Suriye Geçici Hükümeti ve Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) kararlarına ilişkin de eleştirilerde bulunan Beşare, bazı operasyonların Suriye’nin ulusal güvenliğinden ziyade bölgesel güçlerin ajandalarına hizmet ettiğini ima etti.

Hükümetin meşruiyetinin kaynağına değinen Beşare, "Bir hükümetin meşruiyeti, siyasi çatışmaları çözmek için dış planların uygulayıcısı olmasından değil, tüm Suriyelilerin koruyucusu olmasından gelir" dedi.

"Sıra diğerlerine de gelir"

Krizden çıkışın tek yolunun "gerçek bir siyasi diyalog" olduğunu vurgulayan Dr. Azmi Beşare, ötekileştirme kültürüne karşı şu uyarıyı yaptı:

"Ötekini yok etmeye dayalı Baas zihniyeti kökünden kazınmalıdır. Eğer bugün Halep’te Kürtlerin hedef alınmasına sessiz kalırsak, yarın sıra Dürzilere, Hristiyanlara ve hatta farklı İslami gruplara gelecektir. Bu durum Suriye’yi içinden çıkılmaz bir iç savaş döngüsüne sokar."

Dr. Azmi Beşare kimdir?

1956 yılında Nasıra’da dünyaya gelen Filistinli düşünür, akademisyen ve siyasetçi Dr. Azmi Beşare, Arap dünyasının önde gelen entelektüellerinden biri olarak kabul ediliyor.

Günümüzde Arap Araştırma ve Politika Çalışmaları Merkezi ile Doha Lisansüstü Eğitim Enstitüsü'nün kurucu genel müdürlüğünü yürüten Beşare, Katar’a yerleşmeden önce siyasi arenada da aktif rol aldı.

Ulusal Demokratik Birlik (Tecemmu) listesinden İsrail Parlamentosu (Knesset) üyeliği yapan Beşare, akademik ve siyasi çalışmalarını ağırlıklı olarak Arap ve Filistin meseleleri üzerine sürdürmektedir.