Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası!

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası!

Daha önce 30 yıl hapis cezası talep edilen Barım hakkında esas hakkındaki mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edilmişti. Barım yaptığı savunmada suç işlemediğini ifade ederek beraatını talep etti. Mahkeme Barım'a hapis cezası verdi.

Menajer Ayşe Barım hakkında "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçlamasıyla açılan davanın üçüncü duruşması, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Daha önce 30 yıl hapis cezası talep edilen Barım hakkında esas hakkındaki mütalaada ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi.

Barım, yaptığı savunmada suç işlemediğini ifade ederek beraatını istedi. Duruşmaya karar için saat 14.00'e kadar ara verildi. Aranın ardından mahkeme, Barım'a 12 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

"Hiçbir zaman siyasi biri olmadım"

MLSA'nın aktardığına göre Ayşe Barım, savcının esas hakkındaki mütalaasına ilişkin sorusuna, "2025 yılından beri hayatımda yaşamadığım bir süreci yaşıyorum. Oyuncularımı Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hiçbir zaman siyasi biri olmadım" yanıtını verdi.

Sağlık sorunlarına da değinen Barım, geçirdiği operasyonları anlattı: "Ben suçsuzum. Ülkeme bağlı, vatandaşlık görevini yerine getirmeye çalışan bir kadınım. Hayatım boyunca sadece çalıştım. Sizden yaşam hakkımın korunduğu bir karar bekliyorum."

"Olmayanı ispat etmeye çalışıyoruz"

Ardından söz alan avukat Sedat Özyurt, "Biz burada olmayanı ispat etmeye çalışıyoruz. Hiçbir şey yapmayan sanığın suç işlemediğini ispat etmeye çalışıyoruz. Anayasa’ya göre kanunsuz suç olmaz. Bu dosya kapsamında kanunsuz bir suç isnadı var ve mütalaa hiçbir delile dayanmıyor. ‘Kanunsuz suç ve ceza olmaz’ ilkesi Anayasa’nın 38’inci maddesinde düzenlenmiştir" dedi.

Özyurt, dosya kapsamında suçlamaya konu edilen cebir ve şiddet unsurunun ispat edilmediğini, sanatçıların Barım’ın talimatıyla değil, kendi iradeleriyle Gezi Parkı’na gittiklerini söyledi: "Sanığın cebir ve şiddet içeren hiçbir eylemi yoktur; cebir ve şiddeti öven herhangi bir eylemi ya da paylaşımı da bulunmamaktadır. Aynı şekilde ID İletişim oyuncularının da cebir ve şiddet içeren bir eylemi ya da cebir ve şiddeti öven herhangi bir sözleri yoktur."

Özyurt ayrıca oyuncular Halit Ergenç ve Ceyda Düvenci’nin dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüğünü hatırlatarak, "Onları oraya Ayşe Barım göndermiş de olsa bu durum, görüşmeye katılanların ülkenin seçilmiş başbakanıyla demokratik çözüm süreçleri kapsamında bir temas kurduğunu gösterir" ifadelerini kullandı.

"Birlikte faillik suçu yok"

Özyurt, Ayşe Barım’ın Gezi davasında hüküm giyen Osman Kavala, Can Atalay ve Çiğdem Mater ile "birlikte faillik" ilişkisinin ispat edilmediğini belirtti:

"Birlikte faillik, faillerin her birinin fiil üzerinde birlikte fonksiyonel hâkimiyet kurmasını gerektirir. Bu unsur yoktur ve ispat edilmemiştir. Somut olayda sanığın Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmak istediğine dair hiçbir olgu bulunmamaktadır. Tam tersine, Mehmet Ali Alabora’ya içeriği dahi bilinmeyen bir basın açıklamasının yayımlanmaması yönünde görüş bildirmiştir; herhangi bir teşvik söz konusu değildir. Olay yerinde bulunmak tek başına birlikte faillik suçunu oluşturmaz."

'Gezi ana davası' emsal gösterildi

Avukat Aslı Kibar da 'Gezi ana davası'nda Mücella Yapıcı, Hakan Altınay ve Yiğit Ali Ekmekçi hakkında Yargıtay tarafından beraat kararı verildiğini hatırlatarak, suç vasfının değiştirilerek 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında değerlendirme yapıldığını belirtti. Kibar, bu karar doğrultusunda Ayşe Barım’ın da beraat etmesi gerektiğini söyledi.

Ayşe Barım’ın Gezi Parkı eylemine yalnızca bir kez ve mesleki amaçla gittiğini söyleyen Kibar, "Ortada cebir ve şiddet ya da herhangi bir suç yoktur" diyerek heyetten beraat talebinde bulundu.

"Herhangi bir delil bulunmuyor"

Barım’ın avukatı Deniz Ketenci, savunmasına dosyayı sunulan deliller açısından ele alarak başladı. Ketenci, Barım hakkındaki soruşturmanın bir ihbarla başladığını, bu ihbar ve eklerinde suçun işlendiğine dair herhangi bir delil bulunmadığını belirterek, "Bu soruşturma delilsiz şekilde başlamıştır" dedi.

Ketenci, "Sayın hâkim, ihbarcıya bizzat sordunuz. İhbarcı, sosyal medyada okuduklarını ihbara yazdığını ve Ayşe Barım’ı tanımadığını söyledi. 'Hangi motivasyonla bu ihbarı yaptınız?' sorusuna ise 'Vatandaşlık hassasiyetiyle yaptım' yanıtını verdi. Ayrıca tanık huzurunuzda, herhangi bir sabıka kaydı olmadığını söyledi ancak sabıkaları ortaya çıktı" dedi.

Kavala ve Mater görüşmesi

Avukat Ketenci, Ayşe Barım’ın Gezi davası hükümlüsü Osman Kavala ve Çiğdem Mater ile yaptığı telefon görüşmeleri ile HTS kayıtlarının da delil olarak sunulduğunu, ancak bu görüşmelere ilişkin herhangi bir suç isnadı yapılmadığını belirtti.

Ketenci, "Evet, Ayşe Barım Osman Kavala ile görüşmüştür; ancak bu görüşme, Gezi’den bir yıl sonra yönetmen Fatih Akın’ın bir film gösteriminin after partisi için, Kavala’nın sahibi olduğu Cezayir Restoran’da düzenlenecek etkinlik kapsamında yapılmıştır. Çiğdem Mater ile görüşmesi ise Mater’in Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alan Film Merkezi koordinatörü olması dolayısıyladır" dedi.

Ketenci, söz konusu tape kayıtlarının Gezi ana davasında da yer almadığını belirterek, "Eğer bu görüşmelerde tek bir suç unsuru olsaydı, Gezi ana davasına gönderilirdi" ifadelerini kullandı.

Hapis cezası

Ayşe Barım, son söz olarak "Avukatlarımın bayanlarına katılıyorum ve beraatimi talep ediyorum" dedi.

Mahkeme, karar için saat 14.00’e kadar ara verdi.

Aranın ardından mahkeme, Barım'a 12 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

 

Kaynak: Bianet