Bakırhan iktidara seslendi: Dilimizi, irademizi ve haklarımızı kabul etmelisiniz
Urfa’da 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlenen mitingde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Buradan iktidara diyeceğimiz şu, dilimizi, irademizi ve haklarımızı kabul etmelisiniz. Bunu inkar etmekten vazgeçmelisiniz. Çünkü bu halk yıllardır bu haklarından vazgeçmedi, vazgeçmeyecek” dedi.

Mitingte konuşan Bakırhan, Abdullah Öcalan'ın başlattığı süreç dolayısıyla herkese büyük sorumluluklar düştüğünü söyledi.
“Sayın Öcalan’ın ‘umut hakkı’ artık tanınmalıdır” diyen Bakırhan, "Sayın Öcalan çağrısıyla umutsuzluğu dağıttı, büyük bir sorumluluk aldı" diye konuştu.
Meclis’e kurulan komisyonun Öcalan’ı dinlemesi gerektiğini belirten Bakırhan özetle şöyle dedi:
“Yeni bir dünya kuruluyor. Bunu okumayan kaybeder. Yeni dönemin en güvenli limanı da barıştır. Toplar, tüfekler, sınırdaki tel örgüler güvenliği sağlamıyor. Barış, emektir, katledilen kadının katledilmesini önlemektir. Barış mücadeledir. Sayın Öcalan’ın barış sorumluluğunun yükünü paylaşacağız. Urfa’nın bu sıcağına rağmen on binler bu alanda. Buradan iktidara diyeceğimiz şu, dilimizi, irademizi ve haklarımızı kabul etmelisiniz. Bunu inkar etmekten vazgeçmelisiniz. Çünkü bu halk yıllardır bu haklarından vazgeçmedi, vazgeçmeyecek. Artık yasal düzenlemelerden kimse kaçamaz. Barış güzel sözlerle değil icraatlarla olur. Böyle bir yere ulaşır. İktidarın, halkımızın iradesine saygı gösterip kabul etmesini talep ediyoruz. Sayın Öcalan’la görüşmelerin önünün açılması lazım. Sayın Öcalan’ın görüşleri birleştirici bir hayat modeli öngörüyor. Yine Komisyon bir an önce Sayın Öcalan’ı dinlemeli onunla görüşmelidir. Komisyonda neredeyse tüm partiler var. Komisyon barışa uygun adımları atmalıdır. Biz dünyayı yeniden keşfetmiyoruz. İrlanda’da örneği var. Barışı silahı elinde bulunduranlarla yapmışlardı.
“Sayın Öcalan’ın ‘umut hakkı’ artık tanınmalıdır”
Bugün Sayın Öcalan’la görüşmek zorundalar. Sayın Öcalan’ı bu saatten sonra 12 metrekarelik bir hücreye hapsedemezsiniz. Sayın Öcalan’ın kendi halkıyla buluşması gerekiyor. Sıkıntıyı çözen taraf olmalıyız. Sayın Öcalan’ın ‘umut hakkı’ artık tanınmalıdır. Barış mücadeleyle kazanılır. Durarak bu süreci kazanamayız. 40 yıldır verdiğimiz mücadeleden daha büyük bir mücadele ortaya koymalıyız ki bu topraklara barış gelsin."