Bakırhan: Kimsenin yancısı değiliz... Barış olacaksa Öcalan’ın koşulları değişmeli
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecine ilişkin tartışmalarda “umut hakkı”nın komisyon raporuna girmesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yapılan görüşmeyi “pozitif” olarak nitelendiren Bakırhan, somut adım çağrısı yaptı; Suriye politikası ve Bahçeli’nin açıklamalarına dair mesajlar verdi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecine ilişkin en tartışmalı başlıklardan biri olan “umut hakkı”nın, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda yer alması gerektiğini söyledi. Bakırhan, “Hem barış olsun hem Öcalan aynı koşullarda kalsın demek sürece denk düşmez” dedi.
BBC Türkçe’ye konuşan Bakırhan, sürecin ana aktörlerinden biri olarak gelinen aşamayı ve partisinin beklentilerini değerlendirdi.
“Görüşme pozitifti, artık somut adım bekliyoruz”
DEM Parti heyetinin 11 Şubat’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin olumlu geçtiğini belirten Bakırhan, temasın “onarıcı” nitelikte olduğunu ifade etti.
DEM Parti Van Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ile Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’dan oluşan heyetin gerçekleştirdiği görüşmenin pozitif atmosferde geçtiğini vurgulayan Bakırhan, “Bugüne kadar bu tür görüşmelerde olumsuz bir şey ortaya çıkmadı. Ama somut bir şey de çıkmıyor. Umarım artık somut adımlar hayata geçer ve tüm Türkiye rahatlar” diye konuştu.
“Umut hakkı sürecin doğal sonucudur”
Komisyon raporunda “umut hakkı”nın yer alıp almayacağına ilişkin tartışmalara değinen Bakırhan, bu düzenlemenin yalnızca Abdullah Öcalan’ın şahsına yönelik bir adım olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
“Yüz yıllık bir meselenin çözümünü tartışacağız, barış diyeceğiz; ama Öcalan’ın koşulları aynı kalsın diyeceğiz. Bu doğru değil” diyen Bakırhan, umut hakkının toplumsal barış umudunu güçlendirecek bir düzenleme olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Komisyon raporunda ortak akılla uygun bir formül bulunabileceğini söyleyen Bakırhan, “Bu formül, Sayın Öcalan’ın özgür yaşam ve iletişim koşullarının oluşturulmasını sağlamalı” dedi.
Suriye mesajı: “Kürtlerin tehdit olarak görülmesi kırdı”
Bakırhan, Suriye’de 30 Ocak mutabakatı öncesi yaşanan gelişmelerin Türkiye’deki süreci de etkilediğini belirtti. Suriye’deki Kürtlerin Türkiye tarafından “güvenlik tehdidi” olarak görülmesinin rahatsızlık yarattığını dile getiren Bakırhan, “Kürtlerin en ufak bir hak elde etmesi Türkiye için tehditmiş gibi yansıtıldı. Bu Kürtleri kırdı” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup toplantısında “Ayn el-Arab” yerine “Kobani” ifadesini kullanmasını da önemli bir mesaj olarak değerlendiren Bakırhan, bunun Kürtlerin hassasiyetlerinin gözetildiğini gösterdiğini söyledi.
Bahçeli’ye çağrı: “Sözler icraata dönüşmeli”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürece ilişkin açıklamalarına da değinen Bakırhan, bir yılda yapılan açıklamaların “manifesto” niteliğinde olduğunu ancak somut adım atılmadığını savundu.
“Sayın Bahçeli’nin sözleri artık icraata dönmeli” diyen Bakırhan, toplumun söylemden çok uygulamayı görmek istediğini ifade etti.
Bahçeli ile yaşanan polemik sonrası diyalog olup olmadığı sorusuna ise “Bir görüşme olmadı ama olmasının önünde engel yok” yanıtını verdi.
Fidan’ın açıklamalarına tepki
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Suriye’den sonra PKK’nın Irak’taki unsurlarına yönelik olası operasyon açıklamalarını kaygı verici bulduklarını belirten Bakırhan, “Bariyer koyan değil, çözüme katkı sunan bir yaklaşım gerekir” dedi.
“Kimsenin yancısı değiliz”
Çözüm sürecinin, Erdoğan’a yeniden adaylık yolunu açacak bir anayasa değişikliğiyle ilişkilendirilmesine de tepki gösteren Bakırhan, “Ne iktidar ortaklarıyla ne de İmralı görüşmelerinde anayasa gündeme geldi” dedi.
Türkiye’nin demokratik bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Bakırhan, “Metinde Kürt varsa, Alevi varsa, kadın varsa, gençler varsa, hukuk ve adalet varsa biz niye olmayalım?” ifadelerini kullandı.
Erken seçim tartışmalarına ilişkin ise “Erken seçimden kaçmayız ama bir partinin yancısı değiliz. Demokrasi için bedel ödüyoruz” dedi.
“Demirtaş–Öcalan ayrımı beyhude”
Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili “Demirtaş–Öcalan ayrımı” iddialarını da değerlendiren Bakırhan, parti içinde bir ayrım olmadığını söyledi.
Öcalan’ın sürecin baş müzakerecisi olduğunu, Demirtaş’ın ise demokratik siyasetin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirten Bakırhan, “Bu tür ayrımlar Kürt hareketinde gedik açmak yerine burayı çelikleştiriyor” diye konuştu.