Başkan Neçirvan Barzani: Gruplar silah bırakmazsa Irak bölgede yalnızlaşır

Başkan Neçirvan Barzani: Gruplar silah bırakmazsa Irak bölgede yalnızlaşır
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Irak’ın Al Sharqiya televizyonuna verdiği özel mülakatta, silahlı grupların (fesaillerin) silah bırakmaması halinde ülkenin hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde ciddi bir izolasyon kriziyle karşı karşıya kalacağını uyarısında bulundu.
Barzani, “Hepimiz aynı gemideyiz” diyerek Bağdat’tan Basra’ya, oradan Zaho’ya kadar tüm Irak’ın kaderinin bir olduğunu vurguladı. Heşdi Şabi’nin yasalarla kurulmuş resmi bir devlet kurumu olduğunu ve Irak’ı savunmak uğruna verdiği kayıplara saygı duyduklarını belirten Başkan, bütçelerinin Irak devleti tarafından karşılandığını hatırlattı. Ancak silahlı grupların komşuları tehdit etmesinin, Arap ülkelerini ve Kürdistan Bölgesi’ni hedef almasının Irak’ın çıkarına olmadığını söyledi.
“Silah sadece devletin elinde olmalıdır” ilkesinin Irak Anayasası’nda ve Başbakan Ali Zeydi’nin hükümet programında yer aldığını hatırlatan Barzani, bu güçlerin Silahlı Kuvvetler Başkomutanı’nın emri altında olması gerektiğini ifade etti. “Irak’ı kim yönetiyor? Başbakan mı, siyasi güçler mi, yoksa yasalardan sapmış bir grup insan mı?” sorusunu yönelten Barzani, silahlı grupların petrol şirketlerini hedef almasının yatırımları engellediğini belirtti.
Barzani, son Tahran ziyaretinde Başbakan Zeydi’nin özel talebi üzerine silahlı gruplar meselesini üst düzey İranlı yetkililerle görüştüğünü açıkladı. İran tarafının “Başbakan Zeydi’ye söyleyin, biz bu konuda yardımcı olmaya ve işbirliği yapmaya hazırız” dediğini ve bunun resmi tutum olduğunu iki kez teyit ettiğini aktardı. Konunun Amerika’ya karşı bir taahhüt değil, Irak’ın kendi çıkarı olduğunu vurgulayan Barzani, “Eğer bu sorun çözülmezse Irak uluslararası yaptırımlarla yüz yüze gelecek, bölgesel düzeyde marjinalleşecek ve Arap dünyasından kopuş yaşayacaktır” dedi.
Devlet Yönetimi İttifakı toplantısında Başbakan Zeydi’ye silahlı gruplara karşı harekete geçme yetkisi verilmesi konusunda fikir birliği sağlandığını belirten Barzani, öncelikle diyalog kurulması gerektiğini savundu. “Irak’ın çıkarı nerededir?” sorusunun temel alınmasını istedi.
Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıların Musul, Diyala, Selahaddin, Kerkük ve Telafer’den geldiğini, faili bilinen gruplar tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. “Direniş cephesi” iddialarının Irak’a zarar verdiğini, Amerika’nın zaten Eylül sonunda çekileceğini belirterek bu grupların hiçbir fayda sağlamadığını ifade etti.
Bağdat ile ilişkilerde asıl sorunun federalizm meselesi olduğunu kaydeden Barzani, Irak’ın anayasaya göre federal olmasına rağmen uygulamada merkezi bir yapı sergilediğini, 2003 öncesi yasalardan kaynaklanan engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Başbakan Zeydi’nin niyetinin iyi olduğunu, ancak Koordinasyon Çerçevesi ile de bu konunun tartışılması gerektiğini belirtti. Erbil’e yönelik “Mossad karargâhı”, “terörist sığınağı” gibi suçlamaların yüzde yüz asılsız olduğunu, istihbarat ve güvenlik koordinasyonunun en üst düzeyde yürüdüğünü söyledi.
Ekonomik krize değinen Barzani, Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin Irak’ı en büyük kaybeden yaptığını, hükümetin sadece maaşlar için aylık 6-7 milyar dolara ihtiyaç duyduğunu belirtti. Kürdistan Bölgesi üzerinden petrol boru hattı seçeneklerine hazır olduklarını, ancak acil çözüm için tüm siyasi güçlerin Başbakan’ı desteklemesi gerektiğini kaydetti.
Suriye ziyaretinin Başbakan Zeydi ve siyasi güçlerle tam koordinasyon içinde gerçekleştiğini, Şam ile DSG arasındaki sürecin olumlu ilerlediğini, Suriye’nin birleşik yapı içinde sorunlarını çözmesini desteklediklerini söyledi. Şengal Anlaşması’nın uygulanmasının yasadışı güçlerin bölgeden çıkarılmasına bağlı olduğunu vurguladı.
Irak’ın hiçbir eksene dahil olmaması, dengeli ve tarafsız politika izlemesi gerektiğini belirten Barzani, “Hepimizin kaderi birdir. Bu geminin başına bir şey gelirse kimse kurtulmaz” diyerek siyasi güçleri Başbakan’ı desteklemeye çağırdı.