DSG Komutanı Halep çatışması öncesi Şam-DSG görüşmesinin ayrıntılarını açıkladı

DSG Komutanı Halep çatışması öncesi Şam-DSG görüşmesinin ayrıntılarını açıkladı

DSG Genel Komutanlığı Üyesi Sipan Hemo Halep’teki çatışmalar öncesi Şam yönetimi ile yapılan görüşmeye ilişkin açıklamalarda bulundu.

Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasında Helep’teki çatışmalar öncesi 4 Ocak’ta gerçekleştirilen kritik görüşmenin, "dış müdahale" ve Suriyeli bakanın toplantıyı aniden sonlandırmasıyla çöküşe geçtiği kaydedildi.

DSG Genel Komutanlığı Üyesi Sipan Hemo, anlaşmanın "yabancı bir devlet yetkilisinin" müdahalesiyle bozulduğunu belirtti.

Sipan Hemo: "İçeri başka bir devletin yetkilisi girdi"

DSG Genel Komutanlığı Üyesi Sipan Hemo, Ronahi TV’ye yaptığı açıklamada, Şam ile vardıkları uzlaşmanın bozulma anını ve Şeyh Maksud saldırısının arka planını anlattı. 

Hemo, DSG'nin Suriye ordusuna katılması konusunda olumlu gelişmeler olduğunu ve her iki tarafın maddeleri kabul ettiğini belirterek şunları söyledi:

"Son toplantıya gittik, olumlu bir toplantıydı ve uluslararası güçler sonucun kamuoyuna duyurulmasını istiyordu. Tam o sırada ismini vermeyeceğim başka bir devlet yetkilisi içeri girdi. Toplantının olumlu geçtiğini görünce, İstihbarat Başkanı ve Savunma Bakanı'nı yanına alıp dışarı çıkardı. Geri döndüklerinde 'Bu aşamada herhangi bir açıklama yapmayacağız, ayın 7'sine veya 8'ine kalsın' dediler."

"Şeyh Maksud Mahallesi Meclisi direniş kararı aldı"

Hemo, saldırın planlı bir oyun olduğunu ve Şeyh Maksud Mahallesi Meclisi'nin direniş kararı aldığını belirten Hemo, "DSG olarak oradan çekilmiş olsak da kararlarına saygı duyduk ve arkasında durduk. Bu direniş kararını sahiplenmek dışında bir şansımız yoktu. Tabii çok şey söylendi. 'DSG harekete geçsin, ilerlesin' denildi. Bilinmelidir ki burada çok yönlü hesaplar vardı. Mesele sadece Eşrefiye ve Şeyh Maksud değildi. Basın da iyi biliyor ki Şeyh Maksud’a saldırıyı Suriye basını değil, dış basın duyurdu ve takip ettik. Bazı devletlerin yetkilileri aynı gün Şam’daydı ve onların yanında olduklarının mesajını verdi. Şeyh Maksud’a yönelik savaş ilanını bu destekle duyurdular” diye konuştu.

‘DSG'nin müdahale şansı yok muydu?’

‘DSG'nin müdahale şansı yok muydu?’ sorusuna cevap veren Hemo şunları dile getirdi:

"Ziyad, Deniz ve diğer tüm arkadaşlar bizim arkadaşlarımız. Bizler aynı okulun yoldaşlarıyız. Aynı yerden geliyoruz. Onların direnişi zaten DSG’nin direnişidir. Şeyh Maksud direnişi, bizim direnişimizdir. Bazı müdahaleleri bazen açıktan yapmanın gereği yoktur!  Bundan fazlasını yapamaz mıydık? Elbette bunun değerlendirmesini yapıyoruz. Eksiklerimiz var, kabul ediyoruz. Bu hususta Eşrefiye, Şeyh Maksud ve Afrin halkının eleştirileri yerindedir. Onlara ne cevap versek azdır. Bunun özeleştirisini mutlaka vereceğiz.  Fakat bilinmelidir ki bazı müdahaleler beraberinde daha ağır zorluklar getirir. Bazı örnekler verdim. Mesela bir devlet Şam’a saldırı konusunda desteğini iletti ama bunu basına sızdırmadı! Buradan açık söylüyorum Şeyh Maksud’da uçan dronlar, oraları bombalayan tankların tamamı Türkiye’ye aitti. Bunu ilan etmediler. İlan etmelerine bazen gerek de yoktur.”.