Hüseyin Çelik: Ahmet Şara ile görüşüp Kürtleri dışlamak hangi aklın ürünü?

Hüseyin Çelik: Ahmet Şara ile görüşüp Kürtleri dışlamak hangi aklın ürünü?

AK Parti'nin kurucularından ve eski Kültür ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye'nin Suriye politikası ve Suriyeli Kürtlere yönelik yaklaşımı konusunda hükümeti eleştirdi.

Tecrübeli siyasetçi, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, Ankara'nın Suriye'deki yeni süreçte izlediği yolu eleştirdi. Çelik, Ahmed eş-Şera ile temas kurulurken Kürt siyasi temsilcilerinin dışlanmasını "diplomatik zihniyet hatası" olarak nitelendirdi ve bu tutumun "Terörsüz Türkiye" hedefine zarar vereceğini vurguladı.

İşte Hüseyin Çelik'in gündem yaratan o açıklamaları:

"Kürtleri ABD ve İsrail’in insafına terk etmemeliyiz"

Hüseyin Çelik, Türkiye'nin büyüklüğüne yakışan tavrın, sınırın hemen ötesindeki Kürtleri başkalarının inisiyatifine bırakmamak olduğunu belirterek söze şöyle başladı:

"Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’ne yakışan, Suriye’deki Kürt Kardeşlerini Amerika’nın, İsrail’in veya bazı terör örgütlerinin merhametine terk etmemesidir."

"Bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirmek zalimcedir"

Türkiye'deki Kürtler ile terör örgütü arasında yapılan ayrımın, Suriye'deki Kürtler için de gözetilmesi gerektiğinin altını çizen Çelik, toptancı yaklaşımın insani olmadığını ifade etti:

"Türkiye’deki bütün Kürtleri PKK ile özdeşleştirmek nasıl ki, doğru değilse, insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değilse; Suriye’deki bütün Kürtleri de PKK, PKK’nın uzantıları veya sempatizanı olan yapılarla özdeşleştirip onları düşman ilan etmek de o derece insanî, vicdanî ve hakkaniyete uygun değildir."

"Ahmet eş-Şera ile görüşüp Kürtleri dışlamak hangi aklın ürünü?"

Çelik, Suriye'de son dönemde yaşanan iktidar değişikliği sürecinde, eski HTŞ lideri ve şimdiki Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın muhatap alınıp Kürtlerin yok sayılmasını sert bir dille eleştirdi:

"‘Terörist’likten Suriye Cumhurbaşkanlığı’na terfi ettirilen Ahmet eş-Şera’yı ve ekibini muhatap alıp, Suriyeli Kürtlerin ileri gelenleri ile hiçbir diyalog kurmamak hangi diplomatik zihniyetin eseridir?"

"Gagavuz Türklerine soydaş deyip Kürtleri düşman görmek vicdana sığmaz"

Hükümetin dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara sahip çıkma politikasını hatırlatan Çelik, aynı hassasiyetin akrabalık bağları bulunan Suriye Kürtlerine gösterilmemesini çelişki olarak değerlendirdi:

"Arakan’daki, Myanmar’daki, Somali’deki, Filistin’deki, özetle dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların derdi ile dertlenen, Gagauz yerindeki Hristiyan Türklere 'soydaş' diye kucak açan Türkiye Cumhuriyeti ve onun muhafazakâr hükümeti, on yıllarca Baas Rejimi altında inim inim inletilen, en temel insanî haklarından mahrum bırakılan Suriye Kürtlerini hangi insaf, hangi vicdan, hangi akıl ile, sahiplenmek bir yana, nasıl düşman ilan eder? Üstelik Suriye Kürtlerinin milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürdün akrabası olduğunu bile bile… Bu insanlarla onların duygudaşlığını bile bile…"

"Taraf tutarak hakemlik yapılmaz"

Milli Savunma Bakanlığı'nın Halep konusundaki açıklamalarına da değinen Çelik, Türkiye'nin çatışan taraflardan birine "aşk ilan edip" diğerine husumet besleyerek arabuluculuk yapamayacağını söyledi:

"Daha da ötesi, Millî Savunma Bakanlığı’mız, Suriye Hükümeti’nin istemesi halinde, Halep’teki çatışmalarla ilgili olarak onlara destek verebileceğini ilan ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden ve Türk Milleti’nden beklenen ve yakışacak olan şey, Suriye’deki çatışan gruplar arasında arabuluculuk yapmak ve hakem rolü üstlenmektir. Ne var ki, bir tarafa ilan-ı aşk ederek bir tarafa ise aleni düşmanlık yaparak hakemlik yapılamaz, yapmak isteseniz de sizi kimse ciddiye almaz."

Kürdistan Bölgesi örneği: 'Arkandan kapattığın kapıyı sert çarpma’

Geçmişte Kürdistan Bölgesi yönetimine karşı takınılan tavrın bugün dostluğa dönüştüğünü hatırlatan Hüseyin Çelik, açıklamasını bir Japon atasözü ve "Hayal Gemisi" benzetmesiyle noktaladı:

"Kuzey Irak’taki Kürtlere de yıllar yılı düşmanlık edildi ama günün sonunda Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti son derece iyi komşuluk ve dostluk münasebetleri içindedir. Japon atasözü der ki, 'Arkandan kapattığın kapıyı sert çarpma ola ki geri dönme ihtimalin olur.' Suriye Kürtleri’ne yönelik bugünkü yaklaşım ve politikalarla 'Terörsüz Türkiye' süreci, hayal gemisiyle rüya avcılığı yapmaktan öteye geçmez. Benden söylemesi..."