İlham Ahmed: DSG ile Şam arasındaki anlaşmayı baltalama girişimleri var
Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasındaki anlaşmanın devamlılığı için Avrupa'dan garanti talep etti. Ahmed, uygulama mekanizmasının halen belirsiz olduğunu ve bazı tarafların süreci baltalamaya çalıştığını söyledi.
25 Şubat Çarşamba günü, Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed ve DSG Genel Komutanlık Üyesi Rohılat Efrin, Avrupa Parlamentosu'nu (AP) ziyaret ederek parlamenterlerle bir araya geldi.
Düzenlenen basın toplantısında AP'nin 12 Şubat'ta Rojava'daki Kürtlerin korunmasına yönelik aldığı karara dikkat çeken Ahmed, "Bu görüşme bizim için çok önemliydi. Rojava'daki Kürtlerin desteklenmesi ve atılan bu adımlar; demokrasiye, özgürlüğe ve adalete verilen bir destektir" dedi.
"Kürtlerin hakları Suriye anayasasında güvence altına alınmalı"
Toplantıdan çıkan kararların, tüm Suriye halklarının özgürce yaşayabileceği yeni bir Suriye inşasında ısrarcı olduğunu belirten Ahmed, "En önemlisi de Suriye sisteminde yıllardır hakları gasp edilen Kürt sorununun çözümüdür" ifadelerini kullandı.
Ahmed, IŞİD'e karşı yürütülen savaşta Kürtlerin oynadığı role değinerek, "En azından Kürtlerin hakları Suriye anayasasında güvence altına alınmalı ve Suriye içinde siyasi bir çözüm sağlanana kadar arabulucu ülkeler bize destek olmalıdır. Ancak bu adım henüz atılmadı" şeklinde konuştu.
Şam güçlerinin DSG kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarını "demokrasiye saldırı" olarak nitelendiren Ahmed, "Kuzey ve Doğu Suriye'de kadınların ve farklı bileşenlerin haklarının güvence altına alındığı bir demokrasi vardı. Bu saldırı, tüm bu değerlere yönelik bir hamleydi" dedi.
"Anlaşmanın birçok maddesi yerine getirilmedi"
Suriye ordusunun 8 Ocak'ta Halep'teki Kürt mahallelerine ve ardından DSG'nin kontrolündeki bölgelere yönelik saldırılarının ardından, 29 Ocak'ta taraflar arasında çatışmaları durduran kapsamlı bir anlaşma imzalanmıştı. Bu anlaşma, her iki tarafın askeri ve idari yapılarının aşamalı olarak entegre edilmesini öngörüyordu.
Ancak Ahmed, anlaşmanın birçok maddesinin henüz uygulanmadığını vurgulayarak, "Sorunların çözümü için müzakere halindeyiz ancak nefret söylemi hala devam ediyor" dedi. Suriye hükümetine bağlı medyanın geçiş sürecinde düşmanca yayınlar yaptığını belirten Ahmed, bazı ülkelerin Kürtler ile Araplar arasında bir çatışma çıkarmak için yoğun çaba harcadığını ve bunun çok tehlikeli olduğunu ifade etti.
Anlaşmada Kürtlere üst düzey hükümet kadrolarının verilmesi yer almasına rağmen, Kürtlerin henüz devlet kurumları ve bakanlıklarda etkin bir katılımı olmadığını belirten Ahmed, kadınların statüsünün de zayıf kaldığına dikkat çekti.
"IŞİD yeniden güçleniyor"
DSG'nin denetimindeki bölgelerin bir kısmının Şam'ın kontrolüne geçmesinin ardından, IŞİD mensuplarının tutulduğu cezaevleri de Suriye yönetimine devredildi.
Ahmed, bu durumun yarattığı güvenlik zafiyetine dikkat çekerek, "Cezaevlerinin Şam'a devredilmesinin ardından bölgede IŞİD yeniden yayılmaya başladı. Deyrezor, Rakka ve diğer bazı bölgelerde IŞİD'in faaliyetleri ciddi oranda arttı" uyarısında bulundu.
Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan üç kaynağa göre, ABD güçleri bir ay içinde Rojava ve Suriye'den çekilecek. Bu iddialara yanıt veren Ahmed, "ABD çekilme kararı almış görünüyor. Ancak anayasa yazılmadan çekilme gerçekleşirse Kürtlerin ve bölgedeki diğer bileşenlerin akıbeti meçhul. Bu konuda henüz bir garanti yok" ifadelerini kullandı.
"180 bin Kürt mülteci durumunda"
AP ziyaretinin temel amacının, DSG ile Şam arasındaki entegrasyon süreci için uluslararası bir güvence sağlamak olduğunu belirten Ahmed, "Avrupa Birliği'nden anlaşmanın uygulanması için gerçek bir garanti istiyoruz. Anayasada Kürtlerin haklarının tanınması ve Kürt bölgelerinin özerkliği, anlaşmamızda yer alıyor ve bunların nasıl uygulanacağını bilmemiz gerekiyor" dedi.
Suriye ordusunun son saldırılarının yanı sıra, Türk Silahlı Kuvvetleri ve desteklediği Suriyeli silahlı grupların 2018'de Efrin'e yönelik harekâtı nedeniyle yaşanan göç dalgasına da değinen Ahmed, Efrin, Serê Kaniyê, Halep kırsalı ve Şehba'dan göç eden yaklaşık 180 bin Kürdün Cizire bölgesine sığındığını aktardı.
Sığınmacıların 118 okulda barındığını ve bu durumun eğitim sistemini felç ettiğini dile getiren Ahmed, DSG ile Şam arasındaki anlaşmada göçmenlerin geri dönüşünün de yer aldığını ancak bu konuda henüz somut bir adım atılmadığını belirterek, Avrupa'daki görüşmelerden bu konularda olumlu sonuçlar beklediklerini sözlerine ekledi.