İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu: Saldırılar karşısında uluslararası sessizlik kabul edilemez
Rojhılat partilerinin oluşturduğu İran-Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu, İran’ın Kürdistan Bölgesi’ndeki Kürt partilere yönelik saldırılarını sert sözlerle kınayarak, Tahran ile yürütülen uzlaşı süreçlerinin “terör ve istikrarsızlığın yayılmasına zemin hazırladığını” belirtti. Koalisyon BM’yi sessizlikle suçlarken, diasporadaki Kürtlere de çağrıda bulundu.
Saldırılar ateşkes sürecinde de sürdü
Kamuoyuna ve uluslararası kurumlara, Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki Birleşmiş Milletler temsilciliğine ve Irak Federal Hükümeti’ne hitaben yapılan açıklama “Tahran ile uzlaşma, terör ve istikrarsızlığın yayılmasına zemin hazırlamaktır” cümlesiyle başlıyor.
Koalisyon tarafından yapılan açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin ABD ve İsrail ile yaşadığı 39 günlük savaşın ardından uğradığı siyasi, askeri ve stratejik kayıpları örtbas etmek amacıyla saldırılarını artırdığı ifade edildi.
Açıklamada, Kürdistan’ın doğusundaki partilerin üsleri ile Kürdistan Bölgesi’nde bulunan peşmerge ve kadro ailelerinin yaşadığı kampların hedef alındığı, saldırıların mevcut ateşkes sürecinde dahi devam ettiği vurgulandı.
Son saldırıda 3 peşmerge yaşamını yitirdi
Koalisyon, 17 Nisan 2026’da İran Kürdistan Demokrat Partisi’ne ait sivil kamplar ve karargâhların füze ve dronlarla hedef alındığını belirtti.
Saldırıda, Şahin Azerberzin, Neda Miri ve Semira Ellayari adlı üç peşmerge ve mücadele yürütücüsünün yaşamını yitirdiği, iki peşmergenin de yaralandığı kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, İran’ın daha önce de Kürdistan Bölgesi’ni hedef alan saldırılarında toplam 11 kişinin hayatını kaybettiği hatırlatıldı.
“Irak hükümeti somut adım atmalı”
Koalisyon, Irak hükümetine çağrıda bulunarak, siyasi mültecilerin güvenliğinin sağlanması ve benzer saldırıların tekrarının önlenmesi için ciddi ve somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Kürdistan Bölgesi’nde yaşayanların can güvenliği ve toprak egemenliğinin korunmasının anayasal bir sorumluluk olduğu belirtilen açıklamada, İran’ın iki ülke arasındaki güvenlik anlaşmasını ihlal ettiği ifade edildi.
BM’ye sert eleştiri: Sessizlik saldırıları teşvik ediyor
Birleşmiş Milletler’in Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki temsilciliği de açıklamada eleştirildi.
Koalisyon, BM’nin saldırılar karşısındaki “sessiz ve pasif” tutumunun Tahran yönetiminin daha fazla saldırı gerçekleştirmesini kolaylaştırdığını savundu.
Açıklamada, söz konusu saldırıların savaş suçu ve uluslararası terör kapsamında değerlendirilmesi, kayıt altına alınması ve buna göre uluslararası tutum geliştirilmesi çağrısı yapıldı.
“Tahran ile uzlaşı terörü büyütüyor”
Koalisyon, uluslararası toplumun İran ile yürüttüğü müzakere ve uzlaşı politikalarını da eleştirdi.
İran’ın küresel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini belirten açıklamada, Tahran’ın görüşmeleri zaman kazanmak ve hedeflerini ilerletmek için kullandığı ifade edildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne hızlı adım atma çağrısı yapılan açıklamada, uluslararası topluma da İran ile uzlaşarak rejimin saldırılarını sürdürmesine zemin hazırlamama çağrısı yapıldı.
Diasporadaki Kürtlere çağrı
Koalisyon, yurtdışında yaşayan Kürtlere de çağrıda bulunarak, planlı ve örgütlü şekilde barışçıl eylemler ve yürüyüşler düzenlemelerini istedi.
Açıklamada, İran’ın diplomatik temsilcilikleri ve karar merkezleri önünde düzenlenecek protestolarla Kürt halkının tepkisinin dile getirilmesi gerektiği belirtildi.
“Mücadele kararlılığı artıyor”
Açıklamanın sonunda, saldırıların Kürt güçlerinin iradesini zayıflatmayacağı, aksine Kürdistan’ın özgürlüğü ve İran rejiminin yıkılması yönündeki mücadele kararlılığını daha da güçlendirdiği vurgulandı.
Koalisyon, “Şehitlere saygı, özgürlük mücadelesine zafer” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.
Açıklama şu şekilde:
“Tahran ile uzlaşma, terör ve istikrarsızlığın yayılmasına zemin hazırlamaktır
Kamuoyuna ve uluslararası kurumlara!
Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki Birleşmiş Milletler temsilciliğine!
Irak Federal Hükümeti’ne!
İran İslam Cumhuriyeti’nin terörist rejimi, ABD ve İsrail ile yaşadığı 39 günlük savaş sürecinde uğradığı siyasi, askeri ve ideolojik-stratejik başarısızlıklarını örtbas etmek amacıyla, Kürdistan’ın doğusundaki partilerin üs ve karargâhlarına, ayrıca kadro ve peşmerge ailelerinin Kürdistan Bölgesi’ndeki yerleşim kamplarına yönelik saldırılarını sürdürmektedir. Bu saldırılar, mevcut ateşkes sürecinde dahi devam etmiştir.
Bu saldırıların en sonuncusunda, 28 Xakelêwe 1405 (17 Nisan 2026) tarihinde, İran Kürdistan Demokrat Partisi’nin sivil kampları ve karargâhları füze ve dronlarla hedef alınmıştır. Ne yazık ki, bu saldırıda partinin üç peşmergesi ve özgürlük mücadelesi yürütücüsü olan Şahin Azerberzin, Neda Miri ve Semira Ellayari şehit olmuş, iki peşmerge de yaralanmıştır.
İran İslam Cumhuriyeti daha önce de, yalnızca Doğu Kürdistan’daki siyasi partilerin üslerini ve ailelerinin yaşadığı yerleri değil, aynı zamanda Kürdistan Bölgesi’ni de sürekli hedef almış; bu saldırılar sonucunda 11 kişi yaşamını yitirmiştir.
İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu, bu suçları ve İran İslam Cumhuriyeti’nin Doğu Kürdistan’daki mücadelecilere yönelik tüm terör saldırılarını şiddetle kınarken, koalisyona üye partilerden 10 mücadelecinin şehit edilmesini de kamuoyuna duyurarak şu açıklamayı yapmaktadır:
1. Irak hükümetine çağrımızdır: Siyasi mültecilerin can güvenliğini korumak ve bu suçların tekrarını önlemek için ciddi, somut, yasal ve açık adımlar atılmalıdır. Kürdistan Bölgesi’nde yaşayanların can güvenliğini ve toprak egemenliğini korumak anayasal bir sorumluluktur. Özellikle de İran İslam Cumhuriyeti’nin iki ülke arasındaki güvenlik anlaşmasını ihlal ettiği göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki Birleşmiş Milletler temsilciliğini sert şekilde eleştiriyoruz. Bu savaş suçları karşısındaki sessizlik ve pasif tutum, Tahran rejiminin daha fazla saldırı ve terör eylemi gerçekleştirmesini kolaylaştırmıştır. Bu saldırıların savaş suçu ve uluslararası terör olarak tanınmasını, kayıt altına alınmasını ve buna göre tutum geliştirilmesini talep ediyoruz.
3. Ülkelerin İran İslam Cumhuriyeti ile yürüttüğü pazarlık ve uzlaşma politikalarını sert biçimde eleştiriyoruz. Bu diktatör rejimin küresel güvenlik ve istikrarı rehin aldığını vurguluyoruz. İran rejimi, uluslararası toplumla yürüttüğü görüşmeleri yalnızca zaman kazanmak ve hedeflerini ilerletmek için kullanmaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin hızlı bir şekilde harekete geçmesi ve uluslararası toplumun Tahran ile uzlaşarak bu rejimin terör ve katliamlarını sürdürmesine olanak tanımaması gerekmektedir.
4. Yurtdışında yaşayan tüm Kürtlere çağrıda bulunuyoruz: Planlı ve örgütlü bir şekilde, barışçıl eylem ve yürüyüşler düzenleyerek sürekli olarak sokaklara çıkın; rejimin büyükelçilikleri, konsoloslukları ve karar merkezleri önünde toplanarak halkımızın tepkisini güçlü biçimde dile getirin.
Son olarak, İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu bir kez daha dost ve düşman herkese şunu açıkça ifade eder: Bu saldırılar, kayıplar ve verilen bedeller, irademizi zayıflatmak bir yana, Kürdistan’ın özgürlüğü ve bu rejimin yıkılması yönündeki mücadelemize olan inancımızı daha da güçlendirmekte ve kararlılığımızı artırmaktadır.
Şehitlere sonsuz saygı, özgürlük mücadelesine zafer!”