KCK'den Halep için Türkiye'ye çağrı
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırıları “makul bir çözüm sabote etme girişimi” olarak nitelendirildi. Türkiye'deki güncel tartışmalara da değinilen, Ankara'ya "Suriye'deki Kürtlere destek verilmesi" programı yapıldı.
KCK, Halep'te Kürt dağılımında olduğu mahallelerde yaşanan sürelere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, Suriye'deki geçiş yapısına bağlı olarak saldırıları sert bir dille eleştirilirken, bu durumun hem Suriye'deki diyalog güçlerini hem de Türkiye'nin desteklediği destekleyici olarak güçlendirildiği vurgulandı.
“Suriye'nin üzerine sakallı BAAS çöktü”
Halep'teki saldırıların Ahmet Şara liderlerindeki gruplar tarafından gerçekleştirildiğini belirten KCK, Şam'daki yeni pazarlamayı "sakallı BAAS" olarak tanımladı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"BAAS iktidarı devrilmiş, şimdi sakallı BAAS Suriye'nin üzerine karabasan gibi çökmüştür. Şam'ı ele geçiren HTŞ, kendisi gibi davranman halklara ve inançlara yönelik saldırılar yapmaktadır. Önce Aleviler ve Dürzilere, şimdi ise Kürtlere saldırılmaktadır. Bu mahallelerdeki Kürtler ve Suriye'nin bir parçası olmak için direnmeye çalışmaktadır."
Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin yüz harfli Kürtlerin yaşadığı yerleşim bölgeleri hatırlatılan, iç savaşta bu yana bu mahallelerin hem eski BAAS yönetimine hem de HTŞ ve gruplara karşı 15 yıldır kadın, çocuk, yaşlı demeden bir bütün olarak direndiği vurgulandı. Geçen yıl Tışrin'de sergilenen direnişin bir örneğinin bugün mahallelerde desteklendiği kaydedildi.
“Makul bir çözüm sabote etme girişimidir”
Eşrefiye ve Şeyh Maksud'a yönelik operasyonların yalnızca demokrasi düşmanı bir saldırısı olmadığı, aynı zamanda mahallelerin "Kürtsüzleştirilmesi" istendiği iddiası da ileri sürüldü.
Ahmet Şara öğretilerindeki Şam yönetiminin farklı halkların ve inançların varlığı olduğu, hoşgörüyen bir anlayış içinde savunulanların, 19. ve 20. yüzyılda tek ulus, tek dil ve tek inanca temelli ulus devlet modelinin dayatıldığı, bunun da bir "soykırım" anlayışı olduğu belirtildi.
Bu yaklaşım BAAS iktidarının bir devamı olarak savunulduğu, Ahmet Şara ve geçici Şam hükümdarına şu çağrı yapıldı:
"Meşru bir iktidar olmak ve Suriye'nin birliğini sağlamak isteyensa bu tür stratejileri bırakmalı, Kürt halkı ve diğer halklarla birlikte Suriye'nin birliğini sağlamalı bir politika yürütmelidir. Hala bu konuda geç kalınmış değildir. Suriye'de Kürtlerin sürekli diyaloğun içinde sürdürülmekte, bu tür saldırılar diyalog süreci ve makul bir çözümleme sabote etme süreci gerçekleşmektedir."
KCK, Halep'te Kürtlere saldıran, kısa bir süre önce İngiltere'nin terör listelerinin korunacağını hatırlattı.
Bu oluşumu Heyet Tarir eş-Şam (HTŞ) ile birlikte Şam'ı ele geçirmeyi amaçlayan KCK, Ahmet Şara'nın ya bu güçler tarafından “rehin alındığını” ya da “bu güçleri kullanarak destek verdiğini” iddia etti.
Ayrıca Halep'e saldıran yapıların, Türkiye tarafından bağışlanan ve Suriye Milli Ordusu (SMO) olarak yansıtıldığı, "IŞİD kişilerine sahip" yapıların olduğu vurgulandı.
Türkiye'deki iktidarın yakın yayın organlarının bu saldırıları savunmasının, Ankara'nın bu operasyonlarının arkasında bir insanların savunulduğu bir dönemdi.
Türkiye'ye “Yeni Yüzyıl” ve “kardeşlik” programı
Türkiye'de MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin çağıyla başlayan ve PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın buna verdiği yanıta devam eden barış yöntemlerinde bulunan KCK, Ankara'ya şu çağrıyı yaptı:
"Bu Kürtler, Türkiye'deki Kürtlerin akrabalarıdır. Türkiye nasıl ki Türkmenlere sahip çıkıyorsa Kürtlere de sahip çıkarak Suriye'de olumlu rol oynaması istenmektedir. Türkiye Kürt-Türk kardeşliğine dayalı yeni bir yüzyıl yaratmak istiyorsa yapılması gereken budur; bu yönlü çağrımızı yineliyoruz."
Genel seferberlik ve sahiplenme düzeni
Son olarak Halep ve tüm Suriye'ye yönelik "Kürtsüzleştirme" saldırılarına karşı toplumun tüm kesimlerinin direnmesi gerektiği belirtilen şekilde, "Kürdistan'ın 4 parçası ve yurt dışındaki tüm Kürt halkını da Şeyh Maksud ve Eşrefiye direnişine sahiplenmeye çağırıyoruz" denildi.