Mansur Yavaş'tan Barrack'a sert tepki: İzin vermeyeceğiz

ABB Başkanı Mansur Yavaş, ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ı işaret ederek, "Bir büyükelçi, aynı zamanda Suriye'de de görevli. Eyalet valisi gibi. Oralara kendi kendine planlar kuruyor. 100 yıl önce gerçekleştirmek isteyip gerçekleştiremediklerini şimdi orada gerçekleştirecek şekilde eyaletlerden bölünmüş ülkelerden, milli devletlerinin çok kötü olduğundan bahsederek adeta buralarda küçük küçük devletçikler olunması gerektiğini savunmaya başlıyor” dedi.

Mansur Yavaş'tan Barrack'a sert tepki: İzin vermeyeceğiz

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “30 Ağustos Zafer Bayramı” dolayısıyla düzenlenen konser ve toplu açılış töreni için Nallıhan’a gitti.

Millet Bahçesi’nde gerçekleşen törende konuşan Yavaş, “Bu coğrafyayı yurt edinmemizi bir türlü hazmedemediler. Yüzyıllardır bu coğrafya üzerinde emelleri var. Bin yıl önce cetvelle çizilen haritaları hepimiz biliyoruz ve o zaman hem Lozan'da hem de milli kurtuluş savaşımızda biz burayı kendimize yurt ederken başarılı olamayanlar hala aynı şeylere tevessül etmeye devam ediyorlar” dedi.

ABD Türkiye Büyükelçisi ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı Suriye’de “eyalet valisi gibi” davranmakla suçlayan Yavaş, şu ifadeleri kullandı:

"Bir büyükelçi, aynı zamanda Suriye'de de görevli. Eyalet valisi gibi. Oralara kendi kendine planlar kuruyor. 100 yıl önce gerçekleştirmek isteyip gerçekleştiremediklerini şimdi orada gerçekleştirecek şekilde eyaletlerden bölünmüş ülkelerden, milli devletlerinin çok kötü olduğundan bahsederek adeta buralarda küçük küçük devletçikler olunması gerektiğini savunmaya başlıyor. ‘İsrail'in güvenliği için buralarda güçlü kuvvetli milli devletler zararlıdır’ diyor. Bin yıldır burayı kanlarını döküp bize yurt edenlerin, bu cumhuriyeti bize emanet eden Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden gitmeye kararlıyız, böldürtmeyeceğiz. Bu emellere izin vermeyeceğiz ve saçma sapan tartışmalarla da işimiz yok.”

“Türk” ve “Türkiyelilik” tartışmalarına da değinen Yavaş, “Kemal Atatürk'ün dediği gibi biz, doğrudan doğruya milletperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Biz, ne mutlu Türk'üm diyene derken de bugün Anayasanın altmış altıncı maddesinde de, kırk ikinci maddesinde de ifade edilirken asla etnik bir kökenden değil. Bu ülkeyi kuran halka Türk milleti denir. Gayet açık. Bu geçmiş anayasalarda da bu şekilde var, şimdi de var. Bunları tekrar tekrar değiştirip ‘yeniden alalım’ diyenleri asla kabul etmiyoruz ve reddediyoruz. Ne mutlu Türk'üm diyene” diyerek konuşmasını sonlandırdı.