Mesrur Barzani: Kürdistan Bölgesi’nin hava savunma kapasitesini güçlendirmesi acil ihtiyaç

Mesrur Barzani: Kürdistan Bölgesi’nin hava savunma kapasitesini güçlendirmesi acil ihtiyaç

Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani, Kürdistan Bölgesi’nin İran veya Irak’taki İran’a bağlı milisler tarafından gerçekleştirilen bombalı İHA saldırılarından kaynaklanan sürekli tehditlerle başa çıkabilmesi için hava savunma kapasitesini güçlendirmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kürdistan Bölgesi Başbakanı, Al-Monitor’a verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaşının bu yıl 28 Şubat’ta başlamasından bu yana Kürdistan Bölgesi’ne 1.000’den fazla saldırı düzenlendiğini belirtti. Son saldırının ise geçtiğimiz pazartesi günü gerçekleştirildiğini ve başbakanlık ofisinin hedef alındığını söyledi.

Barzani, “Biz hiçbir zaman komşularımızın herhangi birinin güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturmadık. Onlar yalnızca bizi korkutmaya veya kesinlikle karşı olduğumuz bir çatışmanın içine çekmeye çalışıyor olabilirler” dedi.

İran’ın saldırılardan sorumlu olmadığını açıklamasıyla ilgili olarak Barzani, kullanılan İHA’ların İran yapımı Hadid Turbo tipi olduğunu ve İran’dan geldiğini belirterek, “İranlı yetkililerin, başka hiç kimsenin elinde bulunmayan bir İHA’nın nasıl başka bir tarafça kullanıldığını açıklaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

"Patriotların çekilmesi güvenlik boşluğu yaratabilir"

Mesrur Barzani, ABD’nin Kürdistan Bölgesi’ndeki eğitim ve destek güçleri ile Patriot hava savunma sistemlerini çekmesinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Barzani, “Şimdiye kadar bizi koruyacak etkili bir sisteme sahip olamadık. Bu savunma sistemlerinin çekilmesi şüphesiz bizi riske atacak. Tüm dostlarımdan, kendimizi savunabilmemiz için bu kapasiteleri oluşturmamıza yardımcı olmalarını istiyorum” dedi.

Al-Monitor’un 1 Ağustos tarihli haberine göre, bazı bilgi sahibi kaynaklar ABD ordusunun Erbil Havalimanı yakınında konuşlandırılan güçlerini çekmeye başladığını bildirdi.

Kaynaklar, füze ve İHA’ları etkisiz hale getirmek amacıyla kullanılan Patriot hava savunma sistemlerinin ABD’nin askeri üssünden kaldırıldığını belirtti. Askerlerin çekilme sürecinin geçen hafta başladığı ve hâlen devam ettiği, ABD güçlerinin büyük bölümünün yanı sıra ağır askeri teçhizatın da bölgeden çıkarıldığı aktarıldı.

Kaynaklar, tüm Patriot sistemlerinin başka bir yere taşındığını, ancak bazı diğer hava savunma sistemlerinin hâlâ yerlerinde bulunduğunu söyledi.

Bölge yetkilileri çekilmeyi “normal bir adım” olarak nitelendirdi. Yetkililere göre bu süreç, Bağdat ile ABD arasında varılan ve ABD güçlerinin Irak’tan tamamen çekilmesini 30 Eylül’e kadar öngören anlaşma kapsamında gerçekleşiyor.

Ancak söz konusu güçlerin, özellikle de Patriot sistemlerinin çekilmesi, İran’ın Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarının devam ettiği bir döneme denk geliyor.

Bağdat ile ilişkiler ve Ali Zeydi

Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani, Irak Başbakanı Ali Zeydi’yi “gerçek bir lider ve güvenilir bir dost” olarak nitelendirdi.

Barzani, özellikle yolsuzlukla mücadele ve milislerin silahsızlandırılması konusunda Zeydi’nin attığı adımlara tam destek verdiğini belirtti. Milislerin 30 Eylül’e kadar silahlarını teslim etmeleri gerektiğini söyledi.

Barzani, silahlı grupların bu tarihten önce yükümlülüklerini yerine getirmesini umduğunu belirterek, “Ülkede askeri çatışma ve kaos görmek istemiyoruz” dedi.

ABD şirketlerine yatırım çağrısı

Mesrur Barzani, Trump yönetiminin bölge ülkeleri arasında ekonomik istikrar ve koordinasyon sağlama çabalarını desteklediğini belirtti.

“ABD şirketlerini her zaman memnuniyetle karşıladık ve yalnızca enerji sektöründe değil, tarım, teknoloji ve altyapı sektörlerinde de yatırım yapmalarını istiyoruz” diyen Barzani, yatırımcıların ve çalışanlarının güvende olacağı bir ortamın sağlanması gerektiğini vurguladı.

Hükümetin kurulması neden gecikti?

Barzani, Kürdistan Parlamentosu seçimlerinin üzerinden 20 ay geçmesine rağmen hâlâ hükümetin kurulamamış olmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.

“Ne yazık ki bazı ortaklarımız bizimle aynı görüşte değildi ve Irak seçimlerini beklemek istediler. Hükümeti kurabilmemiz için herkese dostluk elini uzatıyorum” diyen Barzani, parlamentonun yeniden çalışır hale getirilmesini istedi. Parlamentoyu “rehin tutanların” sorumlu tutulması gerektiğini söyledi.

Barzani ayrıca Kürdistan Bölgesi’nin “ABD’nin bölgedeki en güvenilir ve en fazla itimat edilen ortağı” olarak kalacağını belirterek, ABD güçlerinin çekilmesinin bir güvenlik boşluğu oluşturmamasını umduğunu söyledi. İlişkilerin güvenlik çerçevesinin ötesine geçerek daha derin bir siyasi ve ekonomik ortaklığa dönüşmesini istedi.

Türkiye ile ilişkiler ve yeni süreç

Mesrur Barzani, Türkiye ile iyi ilişkileri olduğunu ve Kürdistan Bölgesi’nin Türkiye’deki barış sürecine olumlu ve yapıcı katkı sunmaya çalıştığını söyledi. Barzani, Kürdistan Bölgesi’nin sınırın her iki tarafındaki halklarla tarihi ilişkilere ve geniş bir deneyime sahip olduğunu belirterek, Türkiye’deki barış sürecinin yanı sıra Suriye’de yeni bir sistemin kurulmasına destek verdiklerini ifade etti.

Başbakan, “Türkiye’deki barış sürecine ve Suriye’de yeni bir sistemin kurulmasına yardımcı olmak için olumlu ve yapıcı bir taraf olmaya çalıştık” ifadelerini kullandı.

Röportajdan öne çıkan açıklamalar şu şekilde

“1.000’den fazla saldırı düzenlendi”

Al-Monitor: 17 Ağustos’ta ofisinize ve Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi Başkanı’nın evine yönelik İHA saldırısını “tehlikeli bir gelişme” olarak nitelendirdiniz. Bölge, İran veya milisler tarafından bu türden 1.000’den fazla saldırının hedefi oldu. Bu saldırıların arkasındaki motivasyon nedir?

Mesrur Barzani: Öncelikle bu gerekçesiz saldırıyı kınıyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, 1.000’den fazla saldırı gerçekleşti. Bunlar yalnızca ABD üslerine değil, altyapıya, enerji sektörüne ve yerleşim bölgelerine yönelik saldırılardı.

İlk günden beri tutumumuz açık: Bu çatışmanın bir parçası olmak istemiyoruz. Komşularımıza yönelik hiçbir tehdit oluşturmadık. Bize neden saldırdıkları sorusu onlara yöneltilmeli. Onlardan bir açıklama bekliyoruz.

Bizim gördüğümüz kadarıyla bizi korkutmak veya kesinlikle reddettiğimiz bir şeyin içine çekmek istiyorlar. Ancak halkımızı ve altyapımızı korumaktan sorumluyuz. Dünyanın ve federal hükümetin ülkenin egemenliğini korumamız konusunda bize destek vermesini umuyorum.

“İHA’lar İran yapımı Hadid Turbo 110”

Al-Monitor: İran Dışişleri Bakanı saldırıyı kınadı ve İran’ın sorumlu olmadığını söyledi.

Mesrur Barzani: Evet, bunu duyduk ve resmen kınadılar. İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı da aynı şeyi söyledi.

Bizim bildiğimiz, bu İHA’ların Hadid Turbo 110 tipi olduğu. İHA’lar İran yapımı ve İran’dan geliyor. Peki onları kim ateşledi? Arkalarında kim var?

Bence İranlı yetkililerin, başka hiç kimsenin elinde bulunmayan bir İHA’nın nasıl başka biri tarafından kullanılabildiğini açıklaması gerekiyor. Cevap vermeli ve kimin sorumlu olduğunu söylemeliler.

“Patriotların çekilmesi bizi riske atacak”

Al-Monitor: Patriot sistemlerinin ve ABD personelinin 30 Eylül’den önce çekileceğine ilişkin haberler yayımlandı. Bu durum güvenlik durumunuzu nasıl etkiledi?

Mesrur Barzani: Bildiğiniz gibi, binlerce İHA ve füzenin hedefi olduk. Dolayısıyla ortada varsayımsal bir risk yok, gerçek bir risk var. Saldırılar, can kayıpları ve maddi zararlar yaşadık.

Dostlarımızdan ve ABD’den bize uygun bir savunma sistemi sağlamalarını istedik. Ne yazık ki şimdiye kadar etkili bir sisteme sahip olamadık.

Şimdiye kadar çoğu füze ve İHA’nın etkisiz hale getirilmesinde oldukça başarılı olan ABD’lilerin desteğine güvendik. Ancak korunan alan sınırlı.

Ortadoğu’nun istikrarsız bir bölgesindeyiz. Bu savunma sistemlerinin çekilmesi şüphesiz bizi riske atacak. Çekilmenin bir güvenlik boşluğu bırakmasını istemiyoruz.

Tüm dostlarımızdan bu kapasiteleri oluşturmamıza yardımcı olmalarını istiyorum ki kendimizi, enerji sektörünü ve tüm bölgeyi savunabilelim.

“ABD’den uygun hava savunma sistemi istedik”

Al-Monitor: Bu kapasitelerin geliştirilmesi için ABD hükümetiyle görüşmeleriniz başladı mı?

Mesrur Barzani: Elbette. ABD bizim dostumuz ve ortağımız. Bize güvenlik sağladılar. Elbette kendilerinden uygun savunma sistemleri sağlamalarını istedik ve istemeye devam edeceğiz.

“ABD ile ilişkimiz çok değerli”

Al-Monitor: ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Irak ile Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack sizi “değerli bir dost ve ortak” olarak nitelendirdi. ABD ile Kürdistan Bölgesi arasındaki ortaklık bugün de geçmişteki kadar değerli mi?

Mesrur Barzani: Elbette ilişkimiz çok değerli. ABD’nin müttefiki ve ortağı olmaktan gurur duyuyoruz.

Büyükelçi Barrack’a desteği için teşekkür ediyorum. O eşsiz bir dost ve bölgeyi iyi tanıyor. Tüm bölgeye istikrar getirmeye çalışıyor.

ABD her zaman Kürtlerin güvenilir bir dostu olmuştur. Çalışmalarından dolayı çok müteşekkiriz ve bu ilişkinin şimdi her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz.

ABD güçlerinin azaltılacağını biliyoruz. Ancak ilişkimizin bunun ötesine geçmesini ve farklı bir şekilde devam etmesini umuyoruz.

“Ali Zeydi gerçek ve güvenilir bir lider”

Al-Monitor: Başbakan Zeydi’ye birçok kez destek verdiniz. Bu ilişkiyi nasıl tanımlıyorsunuz ve önünüzdeki engeller neler?

Mesrur Barzani: Başbakan Zeydi’yi gerçek ve güvenilir bir lider olarak görüyorum. Ülke için doğru olanı yapıyor.

Yolsuzlukla mücadele, hukukun üstünlüğünü tesis etme ve milisleri silahsızlandırma çabalarına tam destek verdik. Irak’ın bugün bunlara ihtiyacı var.

Ekonomik sorunları ve geçmişten kalan meseleleri çözmeye çalışıyor. Irak ve Kürdistan’daki tüm halklar için istikrarın geri gelmesi amacıyla kendisini koşulsuz destekledik.

“Hükümet tüm silahların sahibi olmalı”

Al-Monitor: Milislerin silahlarını teslim etmesi için belirlenen 30 Eylül tarihinden sonra ne olacak?

Mesrur Barzani: Umarım herkes yasalara ve Başbakan’ın kararlarına uyar. Hükümet tüm silahların sahibi olmalı ve bu gruplar güvenlik güçlerine entegre edilmeli.

Umarım herkes dinler ve işbirliği yapar. Aksi takdirde sonuçların sorumluluğunu üstlenmeleri gerekir.

Hiç kimse askeri çatışma ve kaos görmek istemiyor. Ancak hükümet halkını ve egemenliğini korumak için gerekeni yapmalı. Herkes işbirliği yapmazsa görev çok daha zor olacaktır.

“Iraklılar ulusal çıkarlarını düşünmeli”

Al-Monitor: ABD ile İran arasında yaşananlara çok şey mi bağlı?

Mesrur Barzani: İnsanlar Irak’taki sorunları her zaman İran’da yaşananlarla ilişkilendiriyor. Bazı açık meseleler açısından bu doğru.

Bölgede yaşananların Irak’ın  durumuna etkisi var. Ancak bu bir Irak meselesidir ve Iraklılar, İran savaşının sonucunun ne olacağından bağımsız olarak öncelikle ulusal çıkarlarını ve ülkelerinin güvenliğini düşünmeli.

Irak halkı, ülkeyi tüm bu sıkıntı ve çekişmelerden kurtarması için Başbakan’a destek olmalı.

“Türkiye ve Suriye’de barış süreçlerine destek verdik”

Al-Monitor: Sizin liderliğinizdeki Kürdistan Bölgesi Hükümeti, ABD’nin Irak, Türkiye ve Suriye politikasında önemli bir ortak oldu. Bu iki ülkedeki Kürt meselesinin çözümünde rolünüzü nasıl görüyorsunuz?

Mesrur Barzani: Bildiğiniz gibi Türkiye ile iyi ilişkilerimiz var ve Suriye hükümetiyle de iyi ilişkilerimiz bulunuyor.

Sınırın her iki tarafındaki halklarla tarihi ilişkilerimiz var ve çok fazla deneyime sahibiz. Türkiye’deki barış sürecine ve Suriye’de yeni bir sistem kurulmasına yardımcı olmak için olumlu ve yapıcı bir taraf olmaya çalıştık.

Rolümüz bu ülkelere destek olmak oldu ve şimdiye kadar yaptıklarımızdan memnunuz.

“Ticaret, çatışmanın değil geleceğin yolu”

Al-Monitor: Trump yönetimi Irak ve Kürdistan Bölgesi ekonomisinin geliştirilmesi için ABD şirketlerine önem veriyor. Kürdistan Bölgesi bu ortaklığı daha da derinleştirmek istiyor mu?

Mesrur Barzani: Evet, kesinlikle. Başkan Trump’ın “çatışma değil, ticaret” politikasına katılıyoruz.

Ekonomik gücün bölgenin güvenliğine ve istikrarına yardımcı olduğuna inanıyoruz. Komşularımızla ticareti artırmak ve ABD şirketlerini yalnızca enerji sektörüne değil, tarım, altyapı ve teknoloji alanlarına da davet etmek için üzerimize düşeni yaptık.

Kürdistan Bölgesi’nin yatırım için cazip bir yer olarak görülmesini umuyoruz. Ekonomik ilişkiler güvenlik durumuna yardımcı olabilir ve gerilimleri azaltabilir.

Bu gelişmeler, sürekli İHA ve füze saldırıları nedeniyle sekteye uğradı. Bazen de Kürdistan Bölgesi’nin ekonomik büyümesini engellemeye yönelik kasıtlı kararlarla karşı karşıya kaldık. Bu büyüme sonuçta tüm Irak ekonomisine katkı sağlayabilir.

Bu fırsatlardan yararlanmak istiyoruz. ABD şirketleri her zaman memnuniyetle karşılanacaktır.

ABD şirketleriyle anlaşmalar imzalamamız bizim girişimimizdi ve Bağdat’ı da aynısını yapmaya teşvik ettik. Bu yatırımların ve altyapının korunması çok önemli. Bu nedenle yatırımcıların ve çalışanlarının güvende olacağı bir ortamın sağlanması gerekiyor.

“20 ay sonra hükümeti kuramamış olmamız çok üzücü”

Al-Monitor: 20 ayın ardından yeni Kürdistan Bölgesi hükümetinin kurulmasının gecikmesinin nedeni nedir? Bu durum Bağdat ile ilişkilerinizi nasıl etkiledi?

Mesrur Barzani: 20 ayın ardından hükümeti kuramamış olmamız çok üzücü. Bu bizim tercihimiz değildi. Benim isteğim hükümetin derhal kurulmasıydı.

Ancak ne yazık ki ortaklarımızın görüşü aynı değildi. Başından beri kapsayıcı bir hükümet istedik ve Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin ana ortağımız olmasını istedik.

Ne yazık ki onlar Irak seçimlerini beklemek istediler; farklı beklentileri vardı. Ancak sonuçların ardından bizim partimizin yalnızca Kürdistan’da değil, tüm Irak’ta en fazla oyu aldığı ortaya çıktı.

Bunun hükümetin kurulması için teşvik edici olmasını umduk ancak öyle olmadı. Hükümetin kurulamamasının olumsuz etkileri oldu. Dünyadaki dostlarımız bile bizi bu konuda adım atmaya teşvik ediyor.

Biz seçimlerimizi yaptık ve parlamentonun toplanarak çalışmaya başlaması gerekiyordu. Parlamentonun yeniden çalıştırılmasını isteyen tek taraf biziz.

Bunu engelleyen ve parlamentoyu rehin tutanlar sorumlu tutulmalı. Parlamentonun hâlâ çalışır hale getirilmemiş olmasından büyük hayal kırıklığı duyuyorum.

Umarım herkes ulusal çıkarları kişisel ve parti çıkarlarının üzerinde tutar. Kürdistan halkının çıkarları için herkese dostluk elimi uzatmaya devam edeceğim.

Son olarak ABD güçlerinin çekilmesi konusunun altını çizmek istiyorum. ABD’nin çekilme kararı aldığını biliyorum ve kararlarına saygı duyuyoruz. Tek umudumuz bir güvenlik boşluğu oluşmaması.

Güçlü ilişkilerimizin devam etmesini ve ekonomik ve siyasi ortaklığa dönüşerek gelişmesini istiyoruz. Kürdistan Bölgesi, ABD’nin bölgedeki en güvenilir ortağı olmaya devam edecektir.