Mustafa Karasu: Kürt sorunu çözülmedikçe darbe zemini her zaman var olacaktır
Kürt sorunu çözülmediği müddetçe her zaman bazı kesimlerin Kürt düşmanlığı üzerinden darbe yapma zemini bulmaya çalışacağını belirten PKK yöneticisi Mustafa Karasu, “Şimdi de bazıları Kürt sorununun gündeme girmesinden rahatsızdır. Bu kesimlerle doğru mücadele, sürecin toplumsallaştırılmasıdır” dedi.
PKK yöneticisi Mustafa Karasu, Kürt sorununun çözümsüzlüğünün Türkiye’de darbe girişimlerine zemin hazırladığını belirterek, “Kürt sorunu çözülmediği müddetçe darbe habitusu her zaman var olacaktır” dedi. Karasu, 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' diye adlandırdğı yeni çözüm sürecinin birinci yılına ilişkin değerlendirmelerini PKK’ye yakın haber ajansı ANF’ye verdiği röportajda paylaştı.
Karasu, çatışmasızlık sürecinin toplumsal ve siyasal alanda görece bir rahatlama yarattığını, savaş ortamının sona ermesinin demokrasi güçlerine nefes aldırdığını ifade etti. Buna rağmen iktidarın bazı muhalif kesimlere yönelik baskılarının sürdüğünü savunan Karasu, bu tutumun sürece yönelik toplumsal desteği sınırlamayı amaçladığını dile getirdi.
Kürt toplumunun süreci büyük ölçüde sahiplendiğini vurgulayan Karasu, bir yıldır Kürtler arasında yoğun bir politikleşme yaşandığını söyledi. AKP’ye oy veren Kürtlerin dahi Kürt sorununun demokratik çözümünden yana bir tutum içinde olduğunu belirten Karasu, “Siyaset kaygılarla değil, mücadeleyle yapılır. Süreci sahiplenmek temel görevdir” dedi.
“Darbe Mekaniği Kürt Sorunuyla Bağlantılı”
Kürt düşmanlığının tarihsel politikalarla üretildiğini savunan Karasu, barış karşıtı kesimlerin “savaş rantçılığı” yaptığını öne sürdü. 15 Temmuz darbe girişimi dahil olmak üzere Türkiye’deki darbelerin Kürt sorununun çözümsüzlüğüyle bağlantılı olduğunu ifade eden Karasu, bazı çevrelerin Kürt sorununun yeniden gündeme gelmesinden rahatsızlık duyduğunu ve bu zeminde darbe arayışına girebileceğini söyledi.
Bu kesimlerle mücadelenin yolunun sürecin toplumsallaştırılmasından geçtiğini belirten Karasu, iktidarın ve medyanın kullandığı dili değiştirmesinin darbe heveslilerini etkisizleştireceğini savundu.
Süreç Karşıtlarına Eleştiri
Karasu, kendilerini “süreç karşıtı Kürtler” olarak tanımlayan çevrelerin Kürt özgürlük mücadelesine hiçbir katkı sunmadığını ileri sürerek, bu kesimlerin demagojik söylemlerle kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını söyledi. Abdullah Öcalan’ın 52 yıllık mücadeleyi demokratik bir çözümle sonuçlandırmak istediğini ifade eden Karasu, klasik savaş paradigmasında ısrarın Kürtlere kaybettireceğini dile getirdi.
AKP–MHP İttifakı ve Meclis Komisyonu
AKP ile MHP’nin Kürt sorununa yaklaşımlarında farklılıklar olsa da sürecin başlatılması noktasında ortaklaştıklarını savunan Karasu, Meclis’te kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun siyasal açıdan önemli bir adım olduğunu belirtti. Komisyonun kurulmasıyla Kürt sorununun Meclis tarafından fiilen kabul edildiğini ifade etti.
CHP ve Yeni Yol’a Müdahale Olduğu Anlaşılıyor
İmralı’ya sadece üç partinin temsilcisinin gitmesini eleştiren Karasu, CHP ve Yeni Yol grubuna bu konuda müdahale edildiğini öne sürdü. Buna rağmen Abdullah Öcalan ile Meclis komisyonu düzeyinde görüşme yapılmasının sürecin ikinci aşamasına geçildiğini gösterdiğini söyledi.
Karasu, İmralı görüşmelerine dair bazı değerlendirmelerin kamuoyuna bilinçli şekilde çarpıtıldığını savunarak, Öcalan’ın darbe tartışmalarının belirli partilere yönelik değil, Kürt sorununun çözümsüzlüğünün yarattığı genel risklere dair uyarılar içerdiğini kaydetti.