Neçirvan Barzani’den ‘süreç’ açıklaması, Erdoğan ve Bahçeli’ye teşekkür
Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Türkiye’deki çözüm süreci tartışmalarına ilişkin PKK’ye çağrıda bulunarak, "PKK, Abdullah Öcalan'ın çağrılarını dikkate almalı ve uygulamalıdır" dedi. Barzani, Rojava yönetimi ile Şam arasında varılan mutabakatı da desteklediklerini belirterek, "Mevcut gerçeklik göz önüne alındığında bu anlaşma kötü bir anlaşma değildir" ifadelerini kullandı.
Almanya’da düzenlenen 60. Münih Güvenlik Konferansı’na katılan Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, temaslarının ardından düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da Münih Güvenlik Konferansı'na katıldıklarını anımsatan Barzani, birçok lider, bakan ve yetkili ile görüştüklerini aktardı.
“Herkes, federal Irak çerçevesinde bir Kürdistan Bölgesi’ni destekliyor”
Barzani, “Bu yıl doğal olarak Suriye meselesi daha fazla gündemdeydi. Ayrıca Irak hükümetinin kurulması konusu da konuşuldu. Tüm taraflar federal bir Irak'ın bütünlüğü içinde güçlü bir Kürdistan Bölgesi'nin var olmasını destekliyor. Biz de Kürdistan Bölgesi olarak bölgede istikrar ve huzur faktörü olduğumuzu vurguladık. Hem Suriye'de hem de Irak'ta hükümetin kurulması için ve Suriye'de Kürdistan Bölgesi olarak bu rolde olmaya devam edeceğiz. Kürdistan Bölgesi meselesinde, tüm bu ülkelerin politikası; federal bir Irak çerçevesinde güçlü, istikrarlı ve güvenli bir Kürdistan Bölgesi'nin olmasıdır. Bizim siyasetimiz de budur. Bağdat ile yaşanan o zorlukları bu toplantıların hepsinde dile getirdik” ifadelerini kullandı.
“DSG ile Şam arasındaki siyasi diyaloğu destekliyoruz”
Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Barzani, bir gazetecinin, DSG ile Şam arasındaki 30 Ocak anlaşmasına nasıl yaklaştıkları şeklindeki soruya, “Kürdistan Bölgesi olarak Suriye’deki mevcut süreci, DSG ile Şam arasında yürütülen siyasi diyaloğu destekliyoruz. Tabii ki ENKS ve diğer Kürt taraflarının da sürece katılmasını ve siyasi diyalogda yer almasını istiyoruz. Gerçekçi olmamız lazım. Geçmişte yaşananlar ve yapılabilecekler göz önüne alındığında, şu an varılan anlaşma kötü bir anlaşma değildir; iyi bir anlaşmadır” sözleri ile yanıt verdi.
“Kürtlerin hakları Suriye anayasasında güvence altına alınmalı”
Sürecin başından beri hem kendisinin hem de Başkan Mesud Barzani'nin taraflarla, (DSG, Şam ve Ankara) ile diyalog halinde olduğunu kaydeden Barzani, şöyle devam etti:
“Bizi anlaşmanın tam olarak uygulanmasını, istikrar ve huzurun geri gelmesini arzuluyoruz. Bizim üzerinde durduğumuz konu şudur: Kürtlerin ve sadece Kürtlerin değil diğer tüm bileşenlerin haklarının gelecekteki Suriye anayasasında güvence altına alınmasıdır. Bu, tüm tarafların kendini oraya ait hissetmesi için bir garantidir. Biz birleşik bir Suriye çerçevesinde anlaşmayı teşvik ediyoruz. Kürdistan Bölgesi'nin tutumu budur.”
Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan’a teşekkür
Türkiye’ki barış sürecine ilikin soruya da yanıt veren Neçirvan Barzani, “Bu çok ciddi bir süreçtir ve Türkiye, bu sorunu çözmek konusunda ciddidir. Süreç biraz yavaş ilerlediği için bazıları sitem edebilir, bu doğrudur. Ancak önemli olan tüm tarafların bu sürecin başarıya ulaşması için bağlı kalmasıdır” dedi.
Neçirvan Barzani, “Kürdistan Bölgesi'nin tavrı şudur: Biz tüm tarafların, özellikle Sayın Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki çabalarını takdirle karşılıyoruz. Ayrıca Sayın Abdullah Öcalan'ın elini taşın altına koyduğunu görüyoruz, bu sürecin iyi bir sonuca ulaşmasını umuyoruz. PKK açısından da yapılması gereken nettir: PKK, Sayın Öcalan'ın taleplerini ve çağrılarını yerine getirmelidir. Biz bu süreci destekliyoruz. Sürece katılanları tebrik ediyor ve Sayın Erdoğan'a bu sürecin iyi bir şekilde sonuçlanması için verdiği destekten dolayı teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“(Suriye’de yönetim modeli) Bunu kendilerine bırakalım”
Rûdaw muhabiri Ala Şali’nin, “ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ve DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile görüştünüz. Sizce bölgede istikrar ve Kürtlerin Suriye çerçevesinde bir tür otonomi/özerklik sahibi olabilmesi için bir ikman var mı?” sorusuna Barzani, şu yanıtı verdi:
“Bence evet çözüm fırsatı var ama nasıl bir model üzerinde anlaşacaklarsa bence bunu onlara (Şam ve Rojava yönetimine) bırakmalıyız. Kürt tarafları derken kastım DSG’dir, ENKS ve diğerleridir. Şam ile birlikte Suriye'de kendilerini nasıl yöneteceklerine dair nasıl bir model üzerinde anlaşabilirler, buna bakmak lazım? Eğer soru, ‘Kürdistan Bölgesi'ndeki gibi bir yapı Suriye'de olur mu?’ ise, bu zordur, kolay değildir. Çünkü Suriye'de coğrafya o şekilde bütünleşik değildir, bileşenler farklıdır. Sadece Kürtler değil, diğer bileşenlerin de razı edilmesi gerekir.
“Bence Haseke Valisi konusu önemlidir”
Ama şu an bir örnek var: Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Haseke Valisi için bir kararname çıkardı. Bence Haseke Valisi konusu önemlidir. Çünkü Haseke şehri hem Kürtlerin hem Arapların olduğu bir şehirdir. Şu an, DSG tarafından aday gösterildi bu Kürt tarafı için bu bir fırsattır. Oradaki valinin (Haseke Valisi'nin) tüm bileşenlerin hamisi olduğunu ispat etmesi için bir fırsattır. O (vali), hem Kürtlere, hem Araplara hem de tüm bileşenlere hizmet edebilirse, o zaman halk kendi yönetimini savunacaktır.
Ancak bunların hepsi samimi bir diyaloğa ihtiyaç duyuyor. Biz Mazlum Abdi ve diğerleriyle de konuştuk. Bizim sözümüz şudur: Suriye'deki siyasi sürecin bir parçası olmalısınız. Şam sizin başkentinizdir. Suriye'ye dönmeli ve var olan sorunların birleşik bir Suriye çerçevesinde çözülmesi için ciddi bir çaba göstermelisiniz. Bizim siyasetimiz budur ve bu sözlerimiz Kürdistan Bölgesi'nin tecrübesinin bir sonucudur. Onlara tavsiyemiz budur ve ben işlerin bu yönde ilerleyeceğini görüyorum.”
“Kamışlo’yu özlüyoruz, ziyaret etmek istiyoruz”
Bir gaztecinin, “Rojava halkına mesajınız nedir? Şam ve Halep'i özlediniz mi, ziyaret etmek istiyor musunuz?” sorusuna Barzani, “Biz Kamışlo’yu da Efrin'i de özlüyoruz. Elbette oraları ziyaret etmek istiyoruz ancak bu ne zaman olur bilmiyorum. Rojavalı kardeşlerimize mesajımız şudur: Yaşadıkları nedeniyle her yerde Kürdistanlılardan Rojava için büyük bir destek oluştu. Bu desteği görmek Kürtler için gurur ve onur kaynağıdır” yanıtını verdi.
Barzani, “Şimdi önemli olan varılan anlaşmanın uygulanmasıdır. İnşallah Rojava'da daha fazla imar, inşa, iş imkanı ve huzur olacaktır. Ben burada birçok şirketle, ülkelerle ve hatta Almanya ile görüştüm; söyledikleri şuydu; bu anlaşmadan sonra artık inşaya başlama, refahı artırma zamanını gelmiştir. Rojava'daki halkımıza mutluluk, selamet ve başarı diliyorum” dedi.
"Batı artık askeri değil, siyasi destek veriyor"
Avrupa ve ABD’nin Rojava’ya yönelik tavrının değişip değişmediğine, askeri veya siyasi rolüne ilişkin soruya yanıt veren Neçirvan Barzani, uluslararası güçlerin artık askeri desteği gündemden çıkardığını belirtti.
Barzani, şu ifadeleri kullandı:
"Kanaatimce siyasi destek var ancak kimse artık orada askeri destekten bahsetmiyor. Biz sorunların Suriye çerçevesinde çözülmesini öngören siyasi görüşü destekliyoruz. Avrupa ülkelerinde gördüğüm tavır da bu yöndedir. Avrupalılar şu iki noktaya bakıyor: Şam bu süreçte verdiği sözleri ne kadar yerine getiriyor? İkincisi; Kürt tarafları, DSG ve diğerleri bu anlaşmayı uygulamaya ne kadar hazır? Siyasi açıdan önemli olan anlaşmanın nasıl uygulanacağıdır."
ABD’nin ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un anlaşmanın sağlanmasında ciddi bir rolü olduğunu belirten Barzani, tüm tarafların uygulama konusunda sorumluluk hissettiğini söyledi.
"Mevcut duruma göre bu bir kazanımdır"
Şam ile DSG arasındaki anlaşmanın içeriğine dair eleştirilere yanıt veren Barzani, durumu Kürdistan Bölgesi’nin anayasal süreciyle kıyasladı:
"Tekrar ediyorum; Rojava'da oluşan gerçekliğe göre bu anlaşma kötü bir anlaşma değildir, iyi bir anlaşmadır. Biz 2005'ten sonra Irak anayasasında tüm haklarımızın olduğunu söylemedik ama haklarımızın büyük bir kısmı oradaydı. Rojava'daki anlaşma da böyledir; tamamı eksiksiz veya tam gönlümüze göre olmayabilir ama oradaki duruma göre bence bu bir kazanımdır. Kürtler olarak her yerde bunu desteklemeli, uygulanması için ciddi çaba sarf etmeliyiz."
"Cumhurbaşkanı Şara ve Bakan Şeybani’de çözüm niyeti var"
DSG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin, sürecin belirsizliğine dair endişelerinin hatırlatılması üzerine Neçirvan Barzani, Şam yönetiminin tavrına dikkat çekti.
Suriye’nin yeni yönetim kadrosuna atıfta bulunan Barzani, şöyle konuştu:
"Burada tek bir şey önemlidir: Bu sorunları çözme niyeti var mı? Benim Suriye Dışişleri Bakanı Sayın Esad Şeybani’den duyduğum ve ayrıca Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'dan duyduklarımız, bu sorunların çözülmesini istedikleri yönündedir. Bu anlaşma yapılalı henüz iki-üç hafta oldu. 'Her şey şu an uygulanacak' diyemeyiz; sorunlar var ve çıkacaktır. Ancak bence evet, bu niyeti görüyoruz; Şam'da var ve kesinlikle Kürt tarafında da bu niyet var. Bizim rolümüz onları birbirine yakınlaştırıp çözüme ulaşmalarına yardımcı olmaktır."
Irak Cumhurbaşkanlığı ve KDP-KYB görüşmeleri
Irak’taki siyasi tıkanıklık ve Cumhurbaşkanlığı seçimi konusundaki soruya da yanıt veren Neçirvan Barzani, KDP ile KYB arasındaki buzların erimeye başladığı sinyalini verdi.
Barzani, "Yaklaşık 10 gün önce Sayın Başkan Barzani ve Sayın Bafıl Talabani arasında çok iyi ve başarılı bir görüşme gerçekleşti. Münih’e gelmeden önce de ikili bir görüşme daha yapıldı. Doğru, uzun bir aradan sonra yapıldı ama iyi bir başlangıçtı. Şu ana kadar hiçbir maddede tam uzlaşmış değiliz belki ama Kürdistan Bölgesi ve Irak'ın çıkarına olacak bir sonuca varmak için doğru bir istikamette ilerliyoruz" dedi.