New York Times: İran hayatta kalma modunda, Hamaney’in kaçma planı gündemde
Ayetullah Ali Hamaney ve çevresinin Moskova'ya kaçmayı planladığı öne sürülüyor
Ekonomik sorunlar nedeniyle patlak veren rejim karşıtı protestoların sürdüğü İran'da ABD'nin müdahale tehdidi de endişe yaratıyor.
New York Times'ın (NYT) üst düzey İranlı yetkililere dayandırdığı habere göre Tahran yönetimi "hayatta kalma moduna" geçti.
Ad ve görevleri açıklanmayan üç yetkili, Tahran'daki kapalı kapılar ardındaki sohbetlerde çaresizliğin hakim olduğunu aktarıyor.
Amerikan gazetesinin İranlı kaynakları, ne protestolara ne de İsrail ve ABD'yle çatışma riskine karşı yapacak çok fazla şeylerinin olmadığını söylüyor.
Geçen hafta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın ekonomi danışmanlarıyla yaptığı iki acil zirvede krizin derinleşmesi durumunda neler yapması gerektiğini sorduğu iddia edildi.
Danışmanların, suçu ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve ikili yönetim yapısına atma tavsiyesi verdiği öne sürüldü.
İran'ın askeri saldırılarla hedef alınması senaryosunun da değerlendirildiği, NYT'nin haberinde yer alan iddialar arasında.
Diğer yandan İngiltere’nin The Times gazetesi, eylemlerin şiddetlenmesi ihtimaline karşı Ayetullah Ali Hamaney ve çevresinin Moskova'ya kaçmayı planladığını bildirdi.
Hangi ülkeye ait olduğu belirtilmeyen gizli bir istihbarat raporuna dayandırılan habere göre Ayetullah Ali Hamaney, Rus kültürünü kendilerine yakın buluyor.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), bir haftaya aşkın süredir devam eden gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısının 20'ye yükseldiğini bildirdi.
Ülkedeki 31 eyaletten 26'sında meydana gelen gösterilerde 19 eylemcinin yanı sıra kolluk kuvvetlerinden bir kişinin öldüğü ifade edildi.
Toplam 222 noktada meydana gelen gösterilerde çoğu saçma ve plastik mermi isabeti sonucu 51 kişinin yaralandığı belirtildi.
Gözaltına alınan kişi sayısının da bin civarında olduğu öne sürüldü.
İran'daki resmi makamlarsa gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
ABD Başkanı Donald Trump, 2 Ocak'ta İran'daki protestolara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, öldürülmeleri halinde barışçıl göstericilerin yardımına koşacaklarını iddia etmişti.
Pazar günü başkanlık uçağı Air Force One'dayken bu konuya tekrar değinen Trump şöyle konuştu:
Çok yakından takip ediyoruz. Eğer geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye başlarlarsa ABD tarafından çok sert bir şekilde vurulacaklarını düşünüyorum.
İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından başkent Tahran'daki Kapalı Çarşı'da esnaf, 28 Aralık'ta greve gitmişti.
Öğrencilerin de katılımıyla büyüyen protestolar, Pezeşkiyan'ın diyalog çağrılarına rağmen dindirilemiyor.
ABD'nin yanı sıra İsrail'den de eylemlere destek açıklamaları geliyor. Diğer yandan Reform Cephesi (Cepheyi Islahat) pazar günü buna dair açıklama yaptı.
Bildiride, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan hükümetinin şiddetten kaçınma ve protestocuların sesini dinleme yönündeki yaklaşımının yetersiz görüldüğü ancak kamu güveninin yeniden inşası yolunda olumlu bir adım olarak değerlendirildiği ifade edildi.
İran halkının protestolarının tamamen iç dinamiklere dayandığı savunulan bildiride, protestoların her türlü dış müdahale, tehdit veya yabancı devletler ve akımlar tarafından istismar edilmesinin kesin bir dille kınandığı belirtildi.
2026 bütçe tasarısının görüşüldüğü 28 Aralık'taki meclis oturumunda milletvekillerine hitap eden Pezeşkiyan, müesses nizamı halkın ekonomik sorunlarını çözmede yeterli çabayı göstermemekle suçlamıştı.
Petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahip İran'da, günde yaklaşık 8 milyon varil petrol ve petrol ürünü üretilmesine rağmen halkın açlıkla karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu belirten Pezeşkiyan şu ifadeleri kullanmıştı:
Kur'an ayetlerinin açık mesajı şudur: Halkın sorunlarına eğilmeyen ve ezilen kesime karşı kayıtsız kalan yönetimler, sonunda ilahi azaba uğrar.
Ülke yöneticilerinin önceliğinin halkın geçim sorunları olması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, "İnsanların ve özellikle yoksulların sorunlarını çözemeyeceksem, iktidarda kalmak ya da cumhurbaşkanı olmak gibi bir motivasyonum yok. Halk geçim sıkıntısı içindeyken ülke yönetilemez" demişti.
Gösterilerin başlamasının ardından Pezeşkiyan, mevcut ekonomik sorunlardan rejimin sorumlu olduğunu belirterek yetkililere "ABD gibi dış aktörleri suçlamamaları" çağrısında bulunmuştu.
Ayetullah Ali Hamaney, ülkede protestolara yol açan ekonomik taleplerin meşru olduğunu ancak ülkeyi güvensiz hale getirmek isteyen gruplara karşı daha sert tedbirler alınması gerektiğini cumartesi söylemişti.