PKK'den Halep ve İran açıklaması

PKK'den Halep ve İran açıklaması

PKK yöneticilerinden Helin Ümit, Halep'teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıları ve İran’da yayılan protesto dalgasını değerlendirdi.

Medya Haber televizyonuna konuşan PKK yöneticisi Helin Ümit, Suriye ve İran’da yaşanan sıcak gelişmeleri değerlendirdi.

Ümit, Halep’te yaşananları "kastik katilin birleşik saldırısı" olarak tanımlarken, İran’daki halk ayaklanmasının ise rejim tarafından sunulan "dış güçler" bahanesiyle açıklanamayacağını belirtti.

"Halep saldırısını Colani tek başına yapmadı”

Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırıların küresel bir planın parçası olduğunu savunan Helin Ümit, şu iddiaları dile getirdi:

"Belli ki böyle bir saldırıyı Colani (Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara) yönetimi kendi başına düzenlemedi. Bu saldırı gerçekleştiğinde Fransa’da Şam yönetimiyle İsrail’in görüşmeleri olduğu ifade ediliyor. Aslında Şam yönetimiyle Türkiye’deki yönetim birbirine angaje olmuş durumda. Şam’ı Türkiye yönetiyor denilebilir. Türk medyası da bu saldırıyı sanki bir zafermiş gibi, Kürt güçlerinin zayıflatılmasını zil takıp oynayacak şekilde anlatıyor."

Ümit, 1 Nisan 2025’te yapılan mutabakatla Kürt güçlerinin mahallelerden çekildiğini hatırlatarak, "Önemli bir gücü söz vererek, istismar ederek çıkarmışsın; kalanları da katletmişsin. Bu bizzat DAEŞ zihniyetidir" dedi.

"Bu öfkeden korksunlar"

Halep’teki çatışmalarda hayatını kaybeden Deniz isimli Asayiş üyesinin cenazesine yönelik muameleye değinen Ümit, yaşananların Kürt halkında geri dönülemez bir tepki oluşturduğunu söyledi.

Ümit, "Bir kadın savaşçının cenazesinin o şekilde atılması, kafa kesme görüntüleri ve gençlere hayvan gibi muamele edilmesi Kürt toplumunda büyük bir öfkeye yol açtı. Bu durum Başûr’dan Bakur’a, Rojava’dan Avrupa’ya kadar ulusal bir ruhu açığa çıkardı. Bu öfkeden korksunlar; bu sadece bir tepki değil, ruhsal bir kopuştur” ifadelerini kullandı.

"Hamaney değişime yanaşmıyor"

İran’daki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirten Ümit, Tahran yönetiminin "dış mihraklar" savunmasının çöktüğünü ifade etti.

"Jin, Jiyan, Azadî" sloganıyla süren eylemlerin toplumsal bir patlama olduğunu vurgulayan Ümit, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Milyonlarca insanın sokağa döküldüğü bir yerde dış güç tanımlaması yetersizdir. Pezeşkiyan yer yer eksiklikleri kabul etse de Hamaney ve yönetim merkezi hiçbir değişime yanaşmıyor. İran halkı, kadınlara dayatılan yaşam tarzı nedeniyle devletiyle karşı karşıya gelmiş durumda. Eğer demokratik dönüşüm gerçekleşmezse İran’ı kötü bir değişim bekliyor."

"Alternatif sadece Pehlevi değil, halkların ittifakıdır"

İran’da rejimin yıkılması durumunda tek seçeneğin Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi olduğu yönündeki algıya karşı çıkan Helin Ümit, halklara üçüncü bir yol önerdi:

"Rejim yıkılırsa yerine kim gelecek diye Şah’ın oğlunu gösteriyorlar. Böyle olmak zorunda değil. Halklar, demokratik bir ittifakla kendi yönetimlerini oluşturabilirler. İran’ın demokratikleşmesi, kadınlar ve halklar önlüğünde özgür bir sistemin inşası temel amacımız olmalı. Ancak görünen o ki, İran’ı daha gerilimli günler bekliyor."