Suriye Kürtlerinde özerklik hayali sona mı eriyor?

Suriye Kürtlerinde özerklik hayali sona mı eriyor?

Şam yönetimiyle varılan son anlaşma, Suriye’nin kuzeydoğusundaki(Rojava) Kürtlerin fiili özerkliğini büyük ölçüde sona erdirdi. Kürt güçlerinin devlet yapısına entegre edilmesini öngören mutabakat, özellikle kadın savaşçı birliği YPJ’nin geleceği konusunda belirsizlik yaratıyor.

AFP’nin haberine göre, Rojava’daki (kuzeydoğu Suriye) bir askeri üste konuşan Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Sözcüsü Roksan Mohammed, IŞİD’e karşı verilen mücadelede “binlerce kişinin hayatını kaybettiğini” hatırlatarak kazanımların tehlikede olduğunu söyledi.

YPJ, Kürt öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri (DSG) bünyesinde yer alıyor. DSG, ABD öncülüğündeki koalisyonun desteğiyle IŞİD’e karşı yürütülen operasyonların ana gücü olmuş ve örgütün 2019’da Suriye’deki toprak hakimiyetinin sona erdirilmesinde kritik rol oynamıştı.

Ancak Washington yönetiminin, Devlet Başkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Şam hükümetiyle yakınlaşması Kürtleri zor durumda bıraktı. Şara, 2024’te uzun yıllar ülkeyi yöneten Beşar Esad’ı devirmişti.

Anlaşma Ne Getiriyor?

Geçen ay varılan anlaşmaya göre:

  • Kürt güçleri ve sivil kurumlar devlet yapısına entegre edilecek.
  • Kürt yönetiminin en önemli gelir kaynağı olan petrol sahaları Şam’a devredilecek.
  • Sınır kapıları ve bir havaalanı merkezi yönetime bırakılacak.
  • DSG güçleri dört tugay halinde Suriye ordusuna katılacak.

Ancak metinde YPJ’nin adı geçmiyor. AFP’ye konuşan Washington merkezli Kürt analisti Mutlu Civiroğlu’na göre, “Kadın savaşçıların akıbeti en büyük sorunlardan biri.”

Kürt siyasi sisteminde eşbaşkanlık modeli uygulanıyor ve her resmi pozisyonda bir kadın eşbaşkan bulunuyor. Bu nedenle YPJ’nin tasfiyesine Kürtlerin sıcak bakmadığı belirtiliyor.

“Entegrasyon” mu, “Yutulma” mı?

Taraflar anlaşmayı farklı yorumluyor. Şam yönetimi entegrasyonu tam anlamıyla merkezileşme olarak görürken, Kürtler kimliklerini ve siyasi önceliklerini koruyarak yeni devlete katılmak istiyor.

Chatham House uzmanı Winthrop Rodgers, AFP’ye verdiği demeçte  30 Ocak anlaşmasının ve son bir ayda yaşanan toprak kayıplarının, Kürtlerin federal ya da adem-i merkeziyetçi bir sistem kurma hedefini fiilen sona erdirdiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin müdahale etmemesi ve DSG içindeki Arap ve aşiret unsurlarının kopuşu, sürecin seyrini belirleyen başlıca faktörler arasında gösteriliyor.

ABD’ye Kırgınlık

AFP’ye konuşan Kürt bir kaynağa göre, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, geçen ay Irak Kürdistanı’nda DSG Komutanı Mazlum Abdi’ye ABD’nin Kürtler için Şam’a karşı “tek bir kurşun sıkmayacağını” iletti.

Kürt yetkililer, Washington’un IŞİD’le mücadele sona erdikten sonra çıkarlarının değiştiğini düşünüyor. Ayrıca Türkiye’nin de Kürt özerkliğinin sona ermesi için baskı uyguladığı iddia ediliyor.

Şam’dan Sınırlı Açılım

Şam yönetimi geçen ay yayımladığı kararnameyle, 1946’daki bağımsızlıktan bu yana ilk kez Kürtçeyi resmi dil olarak tanıdı. Yaklaşık iki milyonluk Kürt nüfus, Esad ailesi döneminde uzun yıllar kültürel ve siyasi baskılara maruz kalmıştı.

Ancak Kürt eğitim yetkilileri, yıllardır Kürtçe eğitim gören çocukların geleceği konusunda endişeli. “Çocuklarımızın akıbetinin ne olacağını bilmiyoruz” sözleri, bölgedeki belirsizliği özetliyor.

Suriye’de 13 yıllık iç savaş sürecinde oluşan fiili Kürt özerkliği, Şam ile yapılan son anlaşmayla büyük ölçüde sona ermiş görünüyor. Önümüzdeki dönemde tarafların entegrasyonu nasıl uygulayacağı ve Kürt kimliğinin ne ölçüde korunacağı, ülkenin yeni siyasi mimarisini belirleyecek.