WSJ: Suudi Arabistan'a yönelik İHA saldırılarının yarısı Irak'tan yapılıyor
Irak'ta İran destekli milis gruplarının Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine yönelik artan insansız hava aracı (İHA) saldırıları, bölgede "sessiz" bir savaş cephesi açtı. ABD basınına göre, Riyad'a yönelik bin İHA saldırısının yarısı Irak topraklarından gerçekleştirildi.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde yayımlanan rapora göre, Irak'taki İran'a yakın milis grupları, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerini hedef alan eylemlerini artırarak büyük savaşın gölgesinde yeni bir cephe yarattı.
Suudi güvenlik değerlendirmelerine dayandırılan habere göre, Irak topraklarından havalanan İHA'lar, Kızıldeniz'deki "Yanbu" rafinerisi ve ülkenin doğusundaki stratejik petrol sahaları da dahil olmak üzere son derece hassas tesisleri hedef aldı.
Körfez'in tamamı hedefte
Raporda, saldırıların yalnızca Suudi Arabistan ile sınırlı kalmadığı, Kuveyt'in tek sivil havalimanının da vurulduğu kaydedildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın başlarında ilan ettiği ateşkese rağmen Bahreyn'e yönelik eylemlerin sürdüğü belirtilirken; milislerin Irak sınırları içerisinde de Basra'daki Kuveyt Konsolosluğu ile Kürdistan Bölgesi'ndeki BAE Başkonsolosluğu'nu hedef aldığı hatırlatıldı.
Güvenlik risklerinin artması üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarına Bağdat Büyükelçiliği ve Irak'taki diğer konsolosluk binalarından uzak durmaları çağrısında bulundu. WSJ raporunda ayrıca, İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin, saldırıları koordine etmek üzere geçtiğimiz cumartesi günü Bağdat'ta milis liderleriyle bir araya geldiği iddia edildi.
Suudi Arabistan Irak'a saldıracak mı?
Haberde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Körfez ülkelerinin olası misilleme stratejisi oldu. İran'ın kendi enerji altyapılarına yönelik haftalar süren bombardımanlarının ardından, Körfez ülkelerinin artık Irak'ı "misilleme için uygun bir savaş alanı" olarak gördüğü belirtiliyor. Bu strateji ile doğrudan İran topraklarına saldırıp daha sert bir karşılık görmeden Tahran'ın çıkarlarına darbe indirilmesinin planlandığı ifade ediliyor.
Washington Enstitüsü (Washington Institute) strateji uzmanı Michael Knights konuyla ilgili olarak, "Irak, hepsinin misilleme yapabileceği ve güç göstermek için uygun bir alan" değerlendirmesinde bulundu. Knights, Suudi Arabistan'ın Irak'taki milis üslerine sembolik saldırılar düzenleyebileceğini; Kuveyt ve Bahreyn'in ise ABD'nin kendi topraklarını bu gruplara yönelik füze saldırıları için kullanmasına izin verebileceğini kaydetti.
Siyasi kriz milisleri güçlendiriyor
Chatham House araştırmacısı Renad Mansour ise milislerin mevcut durumda daha pervasız hareket ettiğine dikkat çekerek, "Tahran rejiminin olası bir çöküşünü kendi varlıklarına yönelik bir tehdit olarak görüyorlar. İran'ın ve emrindeki grupların stratejisi, savaşın ağır bilançosunu ABD ve müttefiklerine göstermek amacıyla bölge güvenliğini sabote etmektir" ifadelerini kullandı.
Irak'ta milislerin bu yükselişi, kasım ayındaki seçimlerin ardından yaşanan siyasi kilitlenmeyle eşzamanlı ilerliyor. Hükümet kurma krizinin Bağdat yönetimini zayıflattığı bir ortamda, savaşçı sayılarının 250 bini, bütçelerinin ise milyarlarca doları bulduğu tahmin edilen bu grupların nüfuzu giderek artıyor. Silah ve İHA kapasitesiyle öne çıkan Ketaib Hizbullah (Hizbullah Tugayları) ve Asaib Ehlilhak, bu yapılar arasında en dikkat çekenleri konumunda.