İran’dan Irak’a PJAK baskısı: 37 üyesinin teslim edilmesini istedi

İran’dan Irak’a PJAK baskısı: 37 üyesinin teslim edilmesini istedi

İran, PJAK'ın Irak’taki (Kürdistan Bölgesi sınırları- Süleymaniye) silahlı varlığının sona erdirilmesi ve aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu 37 üyesinin teslim edilmesi için Bağdat yönetimine baskıyı artırdı.

İran, Irak’tan PJAK’ın ülkedeki (Kürdistan Bölgesi)  silahlı varlığını sona erdirmesini ve İranlı yetkililere yönelik suikastlara karışmakla suçlanan 37 üyesini teslim etmesini istedi. The New Region haber ajansına konuşan ve Tahran’la yürütülen görüşmelere katılan Iraklı güvenlik yetkilileri, İran’ın taleplerini artırdığını ve bunun PJAK ile İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı bir döneme denk geldiğini belirtti.

İran’ın suçlamalarına konu olan suikastların son iki yıl içinde İran topraklarında gerçekleştirildiği; Devrim Muhafızları komutanlarının, askeri yetkililerin ve yerel yöneticilerin hedef alındığı öne sürülüyor.

2004’te kurulan PJAK, İran’ın batısındaki Doğu Kürdistan’da (Rojhılat) faaliyet gösteren örgüt, PKK ile bağlantılı bir yapı olarak tanımlanıyor. Haberde, PJAK’ın Irak topraklarında yaklaşık 3 bin savaşçısının bulunduğu belirtiliyor.

2023’teki silahsızlandırma düzenlemesinin dışında kaldı

İran, Mart 2023’te Irak hükümetinden,  Kürdistan Bölgesi’nde faaliyet gösteren İranlı muhalif Kürt grupların silahsızlandırılmasını ve sınır bölgelerinden uzaklaştırılmasını istedi. Bunun üzerine Bağdat ve Erbil yönetimleri, söz konusu grupların büyük bölümünü silahsızlandırarak Erbil ve Süleymaniye’deki sivil kamplara yerleştirdi.

Ancak PJAK bu düzenlemenin dışında kaldı. Iraklı yetkililere göre örgüt, Irak-İran sınırı boyunca uzanan ve Erbil’in kuzeyindeki Sidakan’dan Süleymaniye’nin doğusundaki Pencewin’e kadar devam eden yaklaşık 118 kilometrelik sarp dağlık alan üzerindeki kontrolünü koruyor. Kandil Dağları’nı da kapsayan bu bölgelere Irak sınır birliklerinin henüz ulaşamadığı ve konuşlanamadığı belirtiliyor.

İran, 37 PJAK üyesinin listesini Irak’a verdi

Irak-İran Ortak Güvenlik Komitesi’nin geçen hafta Bağdat’ta gerçekleştirdiği toplantılarda İranlı yetkililer, Kürdistan Bölgesi’nde faaliyet gösteren Rojhılatlı Kürt muhalif grupların Haziran 2025’ten bu yana faaliyetlerini artırdığını ileri sürdü.

Iraklı yetkililerin aktardığına göre Tahran, bu grupları İran’da protestoları kışkırtmak, askeri mevzilere saldırmak, suikastlar düzenlemek ve istihbarat faaliyetleri yürütmekle suçladı. İran heyeti, PJAK üyelerinin Devrim Muhafızları komutanlarına, İran ordusu mensuplarına ve yerel yetkililere yönelik suikastlarla bağlantılı olduğunu öne sürdüğü kanıtları da Irak tarafına sundu.

İranlı yetkililer, suikastlarla bağlantılı olduklarını iddia ettikleri ve “en çok arananlar” olarak nitelendirdikleri 37 PJAK üyesinin listesini Iraklı yetkililere teslim etti. Listede PJAK Eşbaşkanı Emir Kerimi, eski eşbaşkan Zîlan Vejin ve üst düzey komutan Siyamend Muini’nin de bulunduğu belirtildi.

Toplantılara katılan Iraklı bir güvenlik yetkilisi, İran tarafının söz konusu kişilerin suikastlara doğrudan veya dolaylı olarak katıldığını ileri sürerek teslim edilmelerini istediğini söyledi. Yetkili, İran’ın iddialarını doğrulayamayacaklarını veya yalanlayamayacaklarını, ancak Tahran’ın talebinin bu yönde olduğunu ifade etti.

İranlı muhaliflere sığınma belgeleri önerisi

Iraklı güvenlik yetkililerine göre İran, Irak’ta bulunan Rojhılatlı muhaliflerin, PJAK üyeleri de dahil olmak üzere, Irak içinde veya dışında sığınma statüsü elde edebilmeleri için gerekli belgeleri ve desteği sağlamayı teklif etti. Ancak bu teklif, İran makamlarınca aranan kişileri kapsamıyor.

Iraklı yetkililer, Kürdistan Bölgesi’nde Irak hükümetinin tahsis ettiği kamplarda yaşayan farklı muhalif gruplardan 6 binden fazla Rojhılatlı muhalif ve aile üyesinin Birleşmiş Milletler aracılığıyla sığınma başvurusunda bulunduğunu bildirdi.

Görüşmelere katılan Iraklı bir güvenlik yetkilisi, İranlı muhaliflerin başka yerlere nakledilmesinin Irak hükümeti açısından en uygun çözüm olarak görüldüğünü söyledi. Yetkili, silahlı olsun ya da olmasın bu grupların varlığının hem Irak hükümeti hem de Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) için bir yük haline geldiğini belirtti.

PJAK’ın silah kapasitesi

İran, Irak’ın Kürdistan Bölgesi’nde konuşlanan Rojhılatlı Kürt muhalif grupları, ABD ve İsrail’in Tahran üzerindeki baskıyı artırma ve ülkeyi istikrarsızlaştırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriyor. Tahran, daha önce de Bağdat’a başvurarak bu grupların İran’a karşı faaliyet yürüttüğünü ve ülkenin güvenliğini tehdit ettiğini ileri sürmüştü.

Geleneksel olarak gerilla taktiklerine ve hafif-orta sınıf silahlara dayanan PJAK’ın son dönemde insansız hava araçları da kullandığı belirtiliyor.

İran ordusu, 3 Ağustos’ta yaptığı açıklamada PJAK’ın Merivan’daki bir askeri üsse iki intihar tipi mikro insansız hava aracıyla saldırdığını öne sürdü. PJAK’ın 15-16 Ekim’de Şaho Dağları’nda Devrim Muhafızları ile yaşanan şiddetli çatışmalarda da İHA kullandığı bildirildi.

Haberde, bu gelişmelerin PJAK’ın askeri taktiklerinde yeni bir aşamaya işaret ettiği ve bölgesel güvenlik endişelerini artırdığı kaydediliyor.

Irak, İran ve Türkiye’nin, PKK ile Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) elindeki silahların zaman içinde PJAK’ın kontrolüne geçebileceği ihtimalinden kaygı duyduğu belirtiliyor. Iraklı yetkililer, bu senaryonun PJAK’ın silah kapasitesini, benzer bir silahsızlanma anlaşması veya siyasi uzlaşma olmaksızın güçlendirebileceğini düşünüyor.

Irak-Türkiye görüşmelerini yakından takip eden bir Iraklı yetkili, PKK’nin bütün silahlarını Irak veya Türkiye makamlarına teslim edeceğine inanmadığını söyledi.

Yetkiliye göre PKK ve DSG’nin Türkiye ve Suriye yönetimleriyle yaptığı anlaşmaların hayata geçirilmesi durumunda Kandil bölgesi büyük ölçüde PJAK’ın kontrolüne geçebilir.

Bağdat, PJAK’ın faaliyetlerini yasaklamayı değerlendiriyor

Irak hükümetinin PJAK’a ilişkin kaygıları yalnızca örgütün silah kapasitesiyle sınırlı değil. Bağdat, örgütün Irak topraklarındaki silahlı varlığını ve bunun ülkenin egemenliği açısından oluşturduğu riskleri de gündeminde tutuyor.

Başbakan Ali Zeydi’nin, ülkedeki bütün silahları devlet denetimi altına almayı ve Irak’ın toprakları üzerindeki egemenliğini yeniden tesis etmeyi amaçlayan girişimi kapsamında PJAK ve diğer yabancı silahlı grupların durumunun ele alındığı belirtiliyor.

Bu girişim, devlet kontrolü dışında faaliyet gösteren silahlı grupların bağımsız askeri varlığının sona erdirilmesini; silahsızlandırma, faaliyetlerin yasaklanması ve gerekli görülmesi halinde bu grupların Irak dışına çıkarılmasını öngörüyor. Sürecin İran, Türkiye ve Suriye gibi komşu ülkelerle koordinasyon içinde yürütülmesi hedefleniyor.

Iraklı üst düzey bir istihbarat yetkilisi, Irak topraklarında faaliyet gösteren silahlı bir grup olarak PJAK’ın ülkenin ulusal güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu savundu.  The New Region’ın haberine göre Irak hükümeti, PJAK’ın faaliyetlerini yasaklamayı ve bu faaliyetleri suç kapsamına almayı değerlendiriyor. Ancak Iraklı üst düzey bir güvenlik yetkilisi, PJAK hakkında henüz herhangi bir karar alınmadığını ve örgütün terör örgütü olarak sınıflandırılmadığını söyledi.

Yetkili, Ulusal Güvenlik Bakanlar Kurulu’nun, PKK’ye yönelik daha önce atılan adımlara benzer şekilde PJAK ve benzeri grupların faaliyetlerini yasaklayacak bir karar üzerinde çalıştığını belirtti.