ABD'deki ara seçim sonuçları: Trump'ın İran politikasını nasıl şekillendirecek?

ABD'deki ara seçim sonuçları: Trump'ın İran politikasını nasıl şekillendirecek?

ABD'de düzenlenen ara seçimlerde Demokratlar hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu sağlarken, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a geniş çaplı saldırıları başlatıp başlatmayacağı merak ediliyor.

Associated Press’in (AP) resmi olmayan sonuçlarına göre Demokratlar, 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nde 225 sandalye kazanarak çoğunluk için gereken 218 sandalyeyi aştı. Cumhuriyetçiler ise 136 sandalyede kaldı.

Senato’da da Demokratların sandalye sayısı 54’e yükselirken Cumhuriyetçilerin sandalye sayısı 43’e geriledi. Seçimlerde Senato’nun 100 sandalyesinden 35’i için oy kullanıldı.

3 Ocak 2027’de göreve başlayacak yeni Kongre’de Demokratların her iki kanatta da çoğunluğu sağlaması, Trump’ın başkanlığının kalan iki yılında yönetimin hareket alanını daraltabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Demokratlar, Trump’ın yasama gündemini engelleyebilecek, Senato’daki başkanlık atamalarına karşı çıkabilecek ve yönetim hakkında soruşturmalar başlatabilecek.

Trump: İran savaşı seçim yenilgisinde etkili oldu

Seçim kampanyası boyunca seçmenlere, “Pusulada benim adım varmış gibi oy kullanın” çağrısı yapan Trump, Cumhuriyetçilerin aldığı yenilginin nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Wall Street Journal’a konuşan Trump, seçim sonuçlarında İran savaşıyla bağlantılı gelişmelerin de etkili olduğunu kabul etti. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından ortaya çıkan enerji krizi ve yükselen akaryakıt fiyatları, Trump’ın kamuoyu desteğinin düşmesine yol açmıştı.

Buna rağmen İran’la savaşa girme kararından pişman olmadığını belirten Trump, “Doğru olanı yaptım, yine olsa yine aynısını yapardım” dedi.

Cumhuriyetçilerin kalesi olarak görülen Kansas, Güney Karolina ve Teksas gibi eyaletlerde yaşanan kayıpların kendi başkanlığıyla ilgili olmadığını savunan Trump, “En büyük sorun benim oy pusulasında olmamamdı” ifadelerini kullandı.

Ara seçimlerin ardından İran’a saldırı ihtimali

ABD basınında son dönemde yayımlanan haberlerde, Trump’ın ara seçimlerin ardından İran’a yönelik kapsamlı bir askeri operasyon başlatabileceği öne sürülmüştü.

Trump, seçim günü Financial Times’a yaptığı açıklamada ABD ordusunun harekâta hazır olduğunu ancak yeni bir saldırıya gerek kalmayabileceğini söyledi.

ABD Başkanı daha önce seçimlerden önce İran’a saldırmayacağını açıklamıştı. Ancak ABD ordusunun 2 Kasım’da İran’ın Keşm Adası’na “savunma amaçlı sınırlı ölçekte bir saldırı” düzenlediği basına yansımıştı.

Washington’dan Tahran’a müzakere girişimi

Washington, ara seçimler öncesinde İran’la müzakerelerin yeniden başlaması için diplomatik girişimlerini de artırmıştı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in, İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmelerin yeniden başlatılması amacıyla İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai’ye mektup gönderdiği bildirilmişti.

Rızai ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’ın sunduğu şartları kabul etmemesi halinde Hürmüz Boğazı’nın açılmayacağını belirtti. Tahran, müzakerelerin ilerlemesi için ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ablukasını kaldırmasını, yaptırımları hafifletmesini ve dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmasını istiyor.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf da ara seçim sonuçlarına ilişkin X hesabından yaptığı paylaşımda, “Vicdan ya da geçim sıkıntısı; Amerikalılar SAVAŞA HAYIR dedi ve biz de bu mesajı destekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Taraflar anlaşmadan uzak

Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Tahran ile Washington’ın henüz anlaşmaya varmaktan uzak olduğunu söyledi.

Arabuluculuk girişimlerini sürdüren Katar ise iki ülke arasındaki diplomatik temasların devam ettiğini bildirdi.

Demokratların Kongre’nin iki kanadında çoğunluğu elde etmesi, Trump yönetiminin önümüzdeki dönemde İran politikasını belirlerken karşılaşacağı siyasi ve yasama koşullarını değiştirebilir. Ancak seçim sonuçlarının Washington’ın askeri seçeneklerine nasıl yansıyacağı ve müzakerelerin yeniden başlayıp başlamayacağı henüz netlik kazanmış değil.