Şengal ve Habur hattında yeni denklem iddiası: Hedef Kürdistan Bölgesi mi?

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şengal’e ilişkin “2-3 gün sürecek askeri operasyon” sözleri sonrası, bölgede YBŞ, Haşdi Şabi ve Peşmerge dengesi üzerinden Kürdistan Bölgesi’ni hedef alan daha geniş bir planın devrede olduğu iddiaları gündeme geldi.

Şengal ve Habur hattında yeni denklem iddiası: Hedef Kürdistan Bölgesi mi?

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Şengal’e ilişkin yaptığı açıklamalar, Irak’ın kuzeyindeki (Kürdistan Bölgesi) güç dengelerine dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Fidan’ın, “Haşdi Şabi karadan ilerleyip biz havadan harekât yaptığımız zaman, olay 2 veya 3 gün” ifadeleri, olası bir askeri senaryoda Bağdat’a bağlı resmi ordu yerine Haşdi Şabi unsurlarının rol alabileceğine işaret ettiği şeklinde yorumlandı.

Bu açıklama sonrası bazı siyasi çevrelerde ve sosyal medyada, Şengal’de YBŞ’nin kontrol ettiği alanlara yönelik olası bir operasyonun, yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı kalmayabileceği; Kürdistan Bölgesi’nin statüsünü ve ekonomik dengelerini etkileyebilecek daha geniş bir planın parçası olabileceği yönünde iddialar dillendirilmeye başlandı.

YBŞ–Haşdi Şabi–Peşmerge denklemi

İddialara göre, olası bir senaryoda Türkiye’nin hava desteği sağladığı, Haşdi Şabi’nin ise karadan ilerlediği bir operasyon modeli devreye girebilir. Bu durumda YBŞ’nin çekilmesi halinde ortaya çıkacak güç boşluğunu Peşmerge yerine Haşdi Şabi’nin doldurmasının hedeflenebileceği öne sürülüyor.

Bu görüşü savunanlar, Peşmerge’nin Şengal’e yerleşmesinin bazı aktörler açısından istenmeyen bir sonuç olabileceğini, bu nedenle fiili kontrolün Bağdat’a yakın silahlı yapılar üzerinden şekillendirilmek istenebileceğini iddia ediyor.

Öte yandan bu senaryoya ilişkin resmi bir doğrulama bulunmuyor. Ankara’nın pozisyonu, PKK bağlantılı yapıların Irak topraklarında varlık göstermemesi gerektiği yönünde.

Habur ve ikinci sınır kapısı tartışması

Analizlerde dikkat çeken bir diğer başlık ise ekonomik boyut. Bazı çevreler, Şengal hattında yaşanabilecek bir değişimin uzun vadede Türkiye–Irak merkezi hükümeti arasında yeni bir sınır kapısı açılmasına zemin hazırlayabileceğini öne sürüyor. Böyle bir adımın hayata geçirilmesi halinde, ticaretin mevcutta Irak Kürdistan Bölgesi üzerinden yürütülen Habur hattı yerine Bağdat kontrolündeki bir güzergâha kayabileceği belirtiliyor.

Bu iddiaya göre, Habur Sınır Kapısı gelirlerinin azalması Kürdistan Bölgesi ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturabilir. Nitekim son yıllarda Irak merkezi hükümetinin, Habur üzerinden yapılan ticarete yönelik çeşitli idari düzenlemeler getirdiği ve bazı yeni uygulamaları devreye aldığı biliniyor. Ancak bu adımların doğrudan Kürdistan Bölgesi’ni ekonomik olarak zayıflatmaya dönük stratejik bir planın parçası olup olmadığı konusunda net bir veri bulunmuyor.

Öcalan ve bölgesel denge tartışması

Bazı yorumcular, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın bölgesel gelişmeler karşısındaki tutumunu da bu çerçevede değerlendirmeye çalışıyor. YBŞ’nin Şengal’den çekilmesine yönelik açık bir çağrı yapılmamasının, Peşmerge’nin bölgeye yerleşmesini engelleme amacı taşıyabileceği ileri sürülüyor. Ancak bu değerlendirmeler de yorum ve siyasi pozisyonlara dayalı analizler niteliğinde.

Çok katmanlı bir güç mücadelesi

Şengal, yalnızca güvenlik başlığıyla değil; Bağdat–Erbil ilişkileri, Türkiye–Irak iş birliği, İran etkisi ve yerel silahlı yapılar arasındaki denge açısından da kritik bir konumda bulunuyor. Olası bir askeri hamlenin sonuçları, sadece sahadaki güç dağılımını değil, ekonomik ve siyasi dengeleri de etkileyebilir.

Mevcut tabloda öne çıkan senaryolar büyük ölçüde iddia ve analizlere dayanıyor. Ancak Ankara’nın PKK varlığına karşı Irak sahasında daha aktif bir pozisyon alma mesajı verdiği açık. Bunun sahaya nasıl yansıyacağı ise önümüzdeki dönemde netleşecek.