DSG-Şam ateşkesi sonrası Aleviler için Kürt bölgesi hâlâ güvenli mi?

DSG-Şam ateşkesi sonrası Aleviler için Kürt bölgesi hâlâ güvenli mi?

Suriye’nin batısındaki şiddetten kaçan binlerce Alevi, Kürtlerin kontrolündeki kuzeydoğuda(Rojava) sığınak buldu. Ancak DSG ile Şam yönetimi arasında varılan ateşkes ve entegrasyon süreci, bu kırılgan güvenliğin geleceğine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Al-Monitor yazarı Amberin Zaman’ın aktardığına göre, Suriye’nin batısında yaşanan mezhepsel şiddetten kaçan Aleviler için Kürtlerin kontrolündeki kuzeydoğu bölgeleri son bir yılda önemli bir sığınak hâline geldi. Ancak Kürt güçleri ile Şam yönetimi arasında 29 Ocak’ta sağlanan ateşkes ve entegrasyon süreci, bu güvenli alanın ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu gündeme taşıdı.

Ocak ayı başında Suriye ordusu ile Kürt öncülüğündeki  Demokratik Suriye Güçleri (DSG) bağlantılı güçler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Çatışmaların ardından Suriye güçleri DSG’nin kontrol ettiği alanların büyük bölümünü geri alırken, Kürt bölgelerine ilerleyiş ABD müdahalesiyle durduruldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ile yaptığı görüşmeler sonrasında ateşkes sağlandı.

Anlaşma, Kürt güvenlik yapılarının Suriye ordusuna entegrasyonunu öngörürken, SDG komutanı Mazlum Kobani bazı maddelerin hâlâ müzakere edildiğini açıkladı. Bu durum özellikle kuzeydoğuya sığınan Aleviler arasında belirsizlik yarattı.

Alevilerin güvenlik kaygısı

Aleviler, Suriye’deki en kırılgan topluluklardan biri olarak görülüyor. İnsan hakları örgütlerine göre 2025’te çoğu sivil olmak üzere 1.400’den fazla Alevi öldürüldü. Şiddet olayları, devrik lider Beşar Esad’a bağlı unsurların başarısız ayaklanmasının ardından tırmandı.

Alevi kadınlara yönelik kaçırma ve kaybolma vakalarının artması da korkuları büyüttü. Aktivistler, uluslararası toplumun Alevileri rejimle özdeşleştirdiğini ve bu nedenle ihlallerin yeterince gündeme gelmediğini savunuyor.

Kürt bölgesi neden sığınak oldu?

Uzmanlara göre Kürt yönetimi, IŞİD’e karşı mücadelede kazandığı uluslararası meşruiyet sayesinde diğer azınlıklara kıyasla daha güçlü bir siyasi konuma sahip. Roma merkezli analist Maria Fantappie, Kürtlerin Şam ile anlaşma yapabilmesinin bu meşruiyetle bağlantılı olduğunu, ancak benzer bir modelin diğer azınlıklar için geçerli olmayabileceğini belirtiyor.

Son bir yılda binlerce Alevi kuzeydoğuya (Rojava) göç ederken, bazıları DSG saflarına katıldı. Ancak Kürt yönetiminin petrol gelirlerinin azalması ve ekonomik baskının artması, yerinden edilmiş Alevilerin geleceğini daha da belirsiz hâle getiriyor.

Zaman’a göre birçok Alevi, Kürtlerin kendilerini korumaya devam edip etmeyeceği konusunda endişeli. Çünkü yeni dengelerde Kürt yönetiminin önceliğinin kendi siyasi kazanımlarını korumak olacağı düşünülüyor.

Mevcut tablo, DSG-Şam anlaşmasının yalnızca Kürtlerin değil, Suriye’deki diğer azınlıkların geleceğini de doğrudan etkileyecek kritik sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.