Yapıcıoğlu: Cumhuriyeti Kürtler ve Türkler birlikte kurdu ama Kürtler yok sayıldı
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, TBMM Kardeşlik Komisyonu’nun raporuna verdikleri “Evet” oyuna rağmen ciddi şerhleri olduğunu açıkladı. Rûdaw’a konuşan Yapıcıoğlu, “Kürt ve Türkler bu Cumhuriyeti beraber kurdu ancak Kürtler yüz yıldır yok sayılıyor, dilleri yasaklanıyor” dedi.
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın sunduğu bültene konuk olarak çözüm sürecine dair hazırlanan 60 sayfalık raporu ve partisinin bu konudaki tutumunu değerlendirdi.
Yapıcıoğlu, raporun yasama süreci için bir zemin oluşturduğunu ancak Kürt meselesinin tanımlanmasında büyük eksiklikler barındırdığını vurguladı.
“Kürt meselesi 40 yıllık şiddet sorununa indirgenemez”
Yapıcıoğlu, komisyon raporunda Kürt meselesinin PKK’nin silah bırakma sürecine hapsedilmesini eleştirdi.
Meselenin çok daha köklü olduğunu belirten Yapıcıoğlu, “Kürt meselesi ile silahlı mücadelenin (PKK) birbirinden ayrılması gerekir. Son 40 yıldır yaşanan şiddet sarmalı bu meselenin sadece bir boyutudur. Komisyon daha çok PKK’nin silah bırakması üzerine yoğunlaştı ancak Kürt meselesi silahlardan çok daha büyüktür; siyasi ve hukuki bir meseledir. Asırlık bir sorunu sadece 40 yıllık bir güvenlik sorununa indirgemek stratejik bir hatadır” ifadelerini kullandı.
“Kürtler 100 yıldır inkar ediliyor”
Cumhuriyetin kuruluş felsefesine değinen HÜDA PAR lideri, Kürtlerin kurucu iradedeki yerine vurgu yaptı.
Yapıcıoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti kurulurken Kürtler ve Türkler omuz omuzaydı. Ancak kuruluşun ardından geçen 100 yıllık süreçte Kürtler yok sayıldı, dilleri yasaklandı ve varlıkları inkar edildi. Kürt meselesi bu inkar politikaları nedeniyle bugün 100 yılı aşkın süredir devam ediyor. Bu rapor bir başlangıçtır ancak gerçek bir çözüm için bu tarihsel hataların kabul edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Anadil, Anayasa ve devletten özür talebi
HÜDA PAR’ın kalıcı bir barış ve çözüm için sunduğu önerilere değinen Yapıcıoğlu, öncelikle Kürtçe eğitim hakkının yasal güvence altına alınması ve Kürt kimliğinin anayasal düzeyde resmen tanınması gerektiğini vurguladı.
Adalet ve yüzleşme vurgusu yapan Yapıcıoğlu; devletin geçmişte yaşanan köy yakmalar, işkenceler ve faili meçhul cinayetler gibi ağır hak ihlalleri nedeniyle Kürt halkından resmen özür dilemesi gerektiğini ifade ederken, bu tür haksızlıkların bir daha asla tekrarlanmayacağına dair hem siyasi hem de hukuki somut güvencelerin verilmesinin çözümün temel taşları olduğunu dile getirdi.
“PKK tüm Kürtlerin temsilcisi değildir”
Çözüm sürecinde muhataplık meselesine de değinen Yapıcıoğlu, devletin Kürt toplumunun tüm kesimlerini dinlemesi gerektiğini savundu.
PKK’nin tek muhatap alınmasının yanlış olduğunu belirten Yapıcıoğlu, “PKK bir örgüttür ancak tüm Kürtlerin temsilcisi değildir. PKK içinde yer almayan, bu yapıya mesafeli olan milyonlarca Kürt var. Birçok parti, sivil toplum kuruluşu ve kanaat önderi mevcut. Eğer sadece bir taraf dinlenirse gerçek bir çözüm sağlanamaz. Devlet bu süreçte tüm Kürt aktörleri muhatap görmeli ve taleplerine kulak vermelidir” dedi.
Yapıcıoğlu, komisyon raporunun bir “af” niteliği taşımadığını ancak yasama organına sunulan bir tavsiye ve yol haritası olduğunu belirterek, Meclis’teki tartışmaların bu eksiklikler giderilerek sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.