En çok zarar gören ülke oldu: Kürdistan Bölgesi kendi savunma sistemini kurabilir mi?

En çok zarar gören ülke oldu: Kürdistan Bölgesi kendi savunma sistemini kurabilir mi?

İsrail'den sonra savaşta taraf olmamasına rağmen Kürdistan Bölgesi, insansız hava araçları (İHA) saldırılarında en fazla can ve mal kaybı yaşayan ülkelerden biri haline geldi. 

Rûdaw TV’de yayımlanan "Li gel Renc" (Renc ile) programının bu haftaki gündemi, dronların Kürdistan Bölgesi'nin güvenliği üzerindeki tehditleri ve buna karşı alınması gereken tedbirlerdi. Programda, vatandaşların bu saldırılardan korunma yolları tartışıldı. Aynı zamanda, yerleşim alanlarındaki duruma dair endişe verici veriler ve savunma teknolojisi edinmenin önündeki siyasi engeller açıklandı.

"Sadece Kürdistan değil, süper güçler de dronlardan dertli"

Askeri uzman ve program konuğu Arez Enwer Beg, dronların küresel bir "düğüm" haline geldiğini ve dünyayı şoka soktuğunu belirterek şöyle konuştu: "Sadece biz değil; ABD, Rusya, İsrail ve İran gibi süper güçler de dronlar yüzünden sıkıntı yaşıyor. Bu, insanlığın daha önce hesaba katmadığı yeni bir zorluktur."

Kürdistan Bölgesi’nin özel durumuna dikkat çeken uzman, "Bizim durumumuz hepsinden daha kötü, çünkü savaşın tam merkezindeyiz ve istediğimiz gibi ittifaklar kuramıyoruz. İran ile yakınlaşsak ABD rahatsız oluyor, tersi durumda da aynı şey geçerli. Irak ise hava savunması açısından 'sıfır' noktasında ve egemenliği bulunmuyor" dedi. Arêz Enwer Beg yönetimi de eleştirerek, "Lüks otomobiller satın almak yerine, yıllardır hava savunması üzerinde çalışmalıydık" ifadelerini kullandı.

"Dronlar battaniyeyle çözülmez"

Rûdaw stüdyosunda, Karêzan mahallesi ve diğer bölgelerden gelen mağdurlar yaşadıkları trajik hikayeleri anlattı. Bir dron saldırısında yaralanan bir çocuk, "Dron evimizin çatısına düştü, camlarımız tuzla buz oldu, çok korktum ve elim yaralandı" dedi.

Çocuğun annesi ise hayatlarının altüst olduğunu belirterek, "Çocuklarımız korkudan ders çalışamıyor, evimizin çatısı tamamen çöktü ve kimse bize tazminat ödemedi" diye konuştu.

Sewîle adındaki bir başka kadın ise korku nedeniyle psikolojik sorunlar yaşamaya başladığını ifade etti.

Mağdurlardan biri olan orta yaşlı bir adam, basit ama anlamlı bir dille şunları söyledi:

"Dron geldiğinde aileme, cam kırıkları üzerlerine gelmesin diye battaniyelerin altına girmelerini söyledim. Ama dronlar battaniyeyle engellenemez, bizim füze savar sistemlerine ihtiyacımız var."

Savaş boyunca en fazla zarar gören Karêzan mahallesi sakinlerine göre, sadece bir ay içinde bölgeye 6 dron düştü ve 250 ev zarar gördü. Mahalleli, federal hükümetten zararlarının tazmin edilmesini talep ediyor.

"Dronların sivil kullanımı, askeri kullanımının üç katı"

Selahaddin Üniversitesi Havacılık Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Ayîd Egab, düşük maliyetlerle en pahalı dronlara karşı koyabileceklerini ifade etti:

"Dronu fiziksel olarak vurmak şart değil; sadece dron ile merkez arasındaki bağlantıyı keserek onu işlevsiz hale getirebilirsiniz. Bilim mevcut, elektronik ve havacılık uzmanları için özel bir merkez kurulmalı."

Dron uzmanı Dr. Rojgar Qerenî ise Ukrayna örneğini vererek iki tanınmamış mühendisin nasıl bir anti-dron sistemi geliştirdiğini anlattı. Qerenî, Kürt toplumunun dronlara sadece bir "korku nesnesi" olarak bakmaması gerektiğini, sivil kullanım alanlarının askeri alanlardan üç kat daha fazla olduğunu vurguladı.

"Gençler arasında bilimsel yarışmalar düzenlenmeli"

Havacılık bölümü mezunu bir genç, "Bir mahalleyi koruyabiliriz, bu çok kolay ama desteğimiz yok. Üniversitede öğrendiklerimiz bir anti-dron sistemi yapmak için yeterli" diyerek umutlu konuştu. Siber güvenlik araştırmacısı Salih Rehman ise hükümetin Yükseköğretim Bakanlığı'na destek vermesi gerektiğini, Irak'ta bu alanda çalışan üniversite ve şirketlerden faydalanılabileceğini söyledi. Dr. Dilaver Osman da Yükseköğretim Bakanı'na seslenerek, gençler için bu alanda "bilimsel yarışmalar" düzenlenmesi çağrısında bulundu.

Kürtlerin silah yapım tarihi: "Dün yapabildiysek bugün neden yapamayalım?"

Silah yapım ustası Bextyar Sedredîn, Kürtlerin tarihteki üretim becerilerini hatırlatarak, "1813 yılında Soran Emirliği'nde Wasta Receb, İngiliz silahlarıyla rekabet edebilecek düzeyde top ve tüfekler yapıyordu" dedi. Bu örnek, Kürtlerin gerekli yeteneğe sahip olduğu ve sadece organizasyona ihtiyaç duyduklarının kanıtı olarak sunuldu.

Siyasi engeller ve Bağdat'ın rolü

Emekli Tuğgeneral Qareman Kemal, teknoloji geliştirmenin önünde siyasi engeller olduğunu belirtti: "2020 yılında ABD'den gözlem dronları talep ettik ancak Irak buna izin vermedi. Kürdistan Bölgesi, Bağdat'ın onayı olmadan hiçbir askeri anlaşma imzalayamaz." Kemal ayrıca, "Eğer hükümet bütçe ayırırsa, yerel uzmanlar hem dron hem de savunma sistemleri üreterek bizi koruyabilir" dedi./Rudaw